28 Aralık 2007 Cuma

SÜSLÜ CÜMLELER

Sayın Melih Aşık'ın Açık Penceresinden
Bilinen fıkradır... İki kız babası uzun yıllar sonra karşılaşmış konuşuyorlar:- Senin kız ne yapıyor?- Benim kız çok başarılı... Müdürün sekreteri oldu. Müdür kendisine güzel bir daire kiraladı. Bir de otomobil aldı. Kızı ara sıra görüyoruz.. Çok mutlu maşallah... Senin kız ne oldu?- Bizimki de seninki gibi bir müdüre metres oldu ama ben senin kadar güzel anlatamıyorum...Fıkrayı televizyonlardaki oturumlarda entelektüel zevatı dinlerken hatırlıyoruz. Laik cumhuriyetin din devleti modeline gidişini öyle süslü kelimeler öylesine fiyakalı cümlelerle anlatıyorlar ki.. Sanırsınız pupa yelken nurlu ufuklara yelken açmış durumdayız...Neymiş durum mesela:"Çevre merkez ekseninin kırılması sonucu siyasetin yeni arayışlara girmesi...""Farklılıkların temsili esasına göre toplumun yeniden inşası...""Sistemin dışında tutulmuş kesimlerin sisteme dahil olmasının yarattığı değişim süreci..." vs..vs..Bazıları bir kabuk değişiminden söz ediyor. Kabuk falan değil.. Toplumun resmen beyni değiştiriliyor... Laik cumhuriyet, Atatürk, bilim, çağdaşlık gibi kavramlar alınıp yerine orta çağ kavramları yerleştiriliyor.Ana okullarından başlayarak edilgin, çağdaş değerlere yabancı bir insan tipi yetiştiriliyor.Ülke şeriat toplumuna dönüşüyor.Din devleti modeline doğru yolalıyor...Bunu açık açık söylemeye teşebbüs ederseniz Fazıl Say'a olduğu gibi gibi şimşekler yağar üzerinize...O yüzden süslü lafların arkasına saklayacaksınız ki... Hem söylemiş hem söylememiş olacak, iki arada bir derede durumu idare edeceksiniz...
m.asik@milliyet.com.tr

Hiç yorum yok: