5 Temmuz 2008 Cumartesi

BİR HİKÂYE..

Şöyle bir hikaye anlatırlar. Bey çok zalimmiş. Vergi vermeyen köylülere yapmadığı işkence bırakmazmış. Koltuk altlarına yumurta koyarmış. Hem de kızgınından. Sonra öldürtürmüş de. Ne yaparsa yapsın bey, köylüler vergilerini veremezlermiş. Onlar vergiyi veremedikçe de bey zulümlerini artırırmış.Bir gün bey, banyo yapıyormuş.
Karısı yanma girmiş:
"Bey," demiş, "bana bir kuruş ver. Hemen şimdi.
"Bey:
"Görüyorsun ki, çırılçıplağım," demiş. "Yıkanıp giyineyim/olur.
"Karısı dayatmış:
"Hemen şimdi istiyorum.
""Sen deli misin? Yok," demiş bey.
- *"Kadın tutturmuş:
"İstiyorum da, ille istiyorum.
Bey:
''Yok işte ''diye feryadı basmış sonunda.
Kadın en sonunda demiş ki:
"İşte o, köylüler de senin şu şimdiki halinde. İstediğin kadar zulmet. Bir kuruş alamazsın..."Kıssadan hisse. Ben umudumu politikacılardan kesince ağalara yalvardım yakardım burada. Sizin aklınız yok mu, dedim. Bu politikacılar görmek istemiyorlar. Siz de mi görmek istemiyorsunuz? Siz işin içindesiniz, dedim. Ölmüş toprak üstündeki halktan ne alabilirsiniz, dedim. Önce şu toprağı ölümden kurtarın ki, siz de daha çok kazanasmız. Alın işte şimdi, ne oluyor, çıplaklar bir lokma ekmek için şehirlere akın ediyor. Buralarda da iş bulamıyorlar. Yukarıdaki hikaye örneği, haydin bakalım, halktan ne koparacaksınız? Söyler misiniz, çıplaktan ne alacaksınız? Bir kuruş alabilir misiniz?
Yaşar Kemal'in Baldaki Tuz kitabından alınmıştır.

Hiç yorum yok: