5 Kasım 2009 Perşembe

OTOBAN!..

Bekir Coşkun
Otoban...
04.11.2009 20:57:40

POLİTİKA otobanı hareketlendi.
ANAP Turizm A.Ş. ile Doğru Yol Nakliyat Ambarı'nın birleşmesiyle oluşan çift
dingilli DP Seyahat, merkez sağ şeritte trafiğe çıktı.
Kaptan Hüsamettin Cindoruk; daha önce Süleyman Usta'nın her seferde
tanka çarpıp şarampole yuvarlanmasında yer aldığından, oldukça
deneyimli bir sürücü sayılır.

Ecevitler'in iki kişilik D-sepetli motosikletinin ikinci yolcusu
Rahşan Ecevit'in de otobana çıkma hazırlıkları haberleri geliyor.
Ecevit'in ölümüyle motorun gitmesi sepetin kalması üzerine, Rahşan
Ecevit'in ittirip ittirip içine atlayacağı bir araçla trafiğe
çıktığını göreceksiniz maazallah...

Ancak gözler daha çok yolcu kapasitesi yüzde 27'lere çıkan sol
şeritteki CHP körüklü halk otobüsünde...
Sık sık kurultay garajına çekilip revizyondan geçirilen halk
otobüsünün önümüzdeki günlerde de yeni bir kadroyla boya ve kaportaya
sokulacağı
söyleniyor.
Sol şeritteki partilerin, yolun sağındaki duraklardan yolcu alması bu
memlekette her zaman zorsa da... CHP halk otobüsünün en büyük sorunu,
Kaptan Deniz Baykal'ın genelde halka denk getiremeyip iki durak
arasında durması bence...

AKP İtikat Turizm A.Ş.'ye gelince...
"Tank çıkabilir" uyarı levhalarını
"ıslak belge çıkabilir" şekline çevirmiş olsalar bile, tehlikeli seyir
nedeniyle yolcu kapasitesi yüzde 30'a kadar düştü...
Özellikle son viraja Apo'nun yol haritasıyla girilmesi... "U" dönüşü
ile AB'ye gitmek isteyen yolcuları Suriye'ye götürmeye kalkması...
Açılım işinde
zorunlu "ihtiyaç molası" verilmesi...
Geri gittiklerini anlamasınlar diye ters oturtulan yolcular sonunda uyanıyorlar
sanki...
Ne yapacaksınız?
Geri geri hayırlı yolculuklar...


Yılmaz ÖZDİL
yozdil@hurriyet.com.tr


Kimler risk grubunda?


Domuz gribi aşısının ilk yan etkisi ortaya çıktı: Sağlık Bakanımız komada!


*


Aşıyı yiyince geri geri yürümeye başlayan bi amigo kız görülmüştü
Amerika'da... Ama, aşıyı yiyince, feleği şaşıp gerisin geri giden
Sağlık Bakanı ilk kez görülüyor dünyada.


*


(Aslına bakarsanız, Sağlık Bakanımız "Öpüşmeyin, dokunmayın"
dediğinde, bi maraza çıkacağını tahmin etmiştim ben... Çünkü o
şartlarda 3 çocuğu nasıl yapacağız?)


*


Neyse... Başbakanımız "Ben aşı maşı yaptırmam, bana mı sordunuz
aşıları alırken" deyince, "Kimler risk grubunda?" sorusu ciddiye
bindi... Ahaliyi bilgilendirmek lazım.


*


Mesela, emekliler ciddi risk grubunda... 20 kuruş zam aldılar, bu 20
kuruşla anca iki portakal dilimi alabiliyorsun... E iki dilim
portakal, değil domuz gribinden, nezleden bile korumaz. Aşı şart.


*


Kredi kartı borçluları, çok riskli... Yatağı yorganı haczettiler, soba
gitti, yazın idare ettin de, kışın donarak grip olacağın kesin...
Üstelik, zaten ayvayı yemişsin, bi de aşı yesen n'olur yani.


*


Esnaf desen, kahırdan sigara içmekten, ciğerler nanay... Ümmin
sistemle beraber, çek-senet sistemi de çökmüş vaziyette... Kepengi
indirmen, bi virüse bakar.


*


İmamlar da risk altında.


Mümin sistem hasta.


*


İşsizler?


Bütün gün elin cebinde boş boş gezeceğine, bari aşı olmaya git,
oyalanırsın hiç olmazsa... Hem, CV'ne de eklersin... ODTÜ mezunu,
makine mühendisi, İngilizce-Almanca, askerliğini yapmış, seyahat
etmeye müsait, aşılı.


*


Başka?


Eskiden biz risk grubundaydık, Allah'ın tokadı yok, şimdi artık,
yalaka gazeteciler risk grubunda... Çünkü, Başbakan'ın gözüne girmek
için, gözü kapalı "aşılım"ı desteklediler, "Aşıya karşı çıkanlar
cahildir" filan dediler, güvendikleri dağlara karlar yağdı, Başbakan
çıktı "Ben aşı maşı olmam" dedi, ayazda kaldılar!

*


Ne halt ettik biz diye, tir tir titriyorlar...


Üşütecekler korkudan.


*


Bu arada, kafayı Genelkurmay'a takan meçhul subaydan yeni mektup gelmiş...


Şöyle diyor:


"Çiçek aşısı olmayın, bir dost!"


Rahmi TURAN
rturan@hurriyet.com.tr


Hangi grip daha tehlikeli?


BUGÜNKÜ iktidarın yönetim anlayışı ve uygulamaları hayli ilginç...


Sağlık Bakanı "domuz gribi" diye yeri göğü inletiyor, yurtdışından
milyarlarca liralık aşı getirtiyor, insanlara korku salıp aşı olmaya
zorluyor... Televizyon kameralarının önünde önce kendisi aşı oluyor...
Tam o sırada Başbakan "Ben bakanımla farklı düşünüyorum. 'Muhakkak aşı
yaptırmak gerekir diye kampanya yürütmek yanlış. İsteyen olur, isteyen
olmaz. Ben aşı olmayı düşünmüyorum" diyerek pişmiş aşa su katıyor.


Vatandaşlar zaten kuşkuluydu. Başbakan'ın sözleri milyonlarca insanın
kafasındaki soru işaretlerini iyice artırdı. Şimdi kim aşı olur?


* * *


Aslında ülkemizde, domuz gribinden çok daha tehlikeli olan ve sosyal
yaşamı altüst ederek insanları çökerten bir hastalık var: "İşsizlik
gribi!"


Türkiye'yi asıl mahveden "işsizlik gribi"ne karşı hiçbir önlem
alınmaması ilginç!


İktidar, akla hayale gelmedik her şeyi yapıyor ama asıl büyük tehlike
olan işsizlik karşısında kılı kıpırdamıyor!


İşsizlik insanlara en büyük darbedir.


İşsizlik zulümdür, işkencedir, toplumu için için kemiren bir kurttur.


İşsizlik darbesinin sorumlusu bugünkü iktidardır.


Peki, ne yapıyorlar bu konuda.. İnsanlarımızı yiyip bitiren bu kurda,
bu virüse karşı ne gibi önlem alınıyor? Hiç!..


Allah aşkına, domuz gribini, darbe paranoyasını, Ermeni açılımını,
Kürt açılımını filan bir yana bırakın da, önce şu işsizlik canavarını
yok edin!


İşsizliğe savaş açmayan bir iktidarın yaptığı diğer tüm işler göz boyamadır.


* * *


İşsizliğin ne kadar büyük sosyal tehlike olduğunu gören CHP İzmir
Milletvekili Canan Arıtman, TBMM Başkanlığı'na başvurarak, bir soru
önergesi verdi.


Arıtman, Başbakan'ın şunları yazılı olarak cevaplandırmasını istiyor:

"7 yıllık iktidarınızda işsizlik sorununun nereye geldiğini, işsizlik
ve yoksulluk nedeniyle yurttaşlarımızın organlarını satmalarından,
böbrek satan köyler oluşmasından anlıyoruz.


Buna rağmen, yaptığınız çeşitli konuşmalarınızda "İşsizlik sürecek"
dediniz. Üniversite mezunlarının yüzde 37'sinin işsiz olduğu ülkemizde
soruna çözüm getireceğinize "Her üniversite bitiren iş bulacak diye
bir kural yok" dediniz.


1) İşsizlik sürecekse, üniversite mezunları bile iş bulamayacaksa siz
neden hâlâ başbakanlık koltuğunda oturuyorsunuz?


2) "Kürt açılımı", "Ermeni açılımı" gibi halkta kaygı ve karamsarlık
yaratan açılımlarla meşgul olacağınıza "işsizlikle mücadele açılımı"
yapmayı
düşünüyor musunuz?"


* * *


Başbakan'ı son zamanlarda çok sinirli ve dertli bulan DSP İstanbul
Milletvekili Süleyman Yağız da Meclis Başkanlığı'na verdiği önergeyle
ona şu soruları yöneltti:


* Sayın Başbakan, geçim sıkıntısı çektiğiniz için mi dertlisiniz?

* Çoluk çocuğunuz için ekmek parası bile bulamadığınız için mi dertlisiniz?

* Yıllarca çalışıp emekli olduktan sonra başınızı sokacak bir yuvanız
bile olmadığı için mi dertlisiniz?

* Kredi kartı borcunuzu ödeyemez duruma geldiğiniz için mi dertlisiniz?

* "Demokrasi, insan hakları, hak, hukuk" derken ülkemizin neredeyse
bir polis devleti haline getirilmesinden mi dertlisiniz?

* Sahi, Sayın Başbakan, siz neden dertlisiniz?"


--

Hiç yorum yok: