14 Aralık 2010 Salı

Fıkralar...

Telefondaki ses…
     - Alo buyrun ?
     - Emel hanım ?
    - Evet efendim, buyrun!
    - Emel Karakaş di mi?!
    - Evet efendimm!
    - Hanfendi, burası b…k laboratuvarı.
    - Eşinizin test sonucu geldi.
    - Oh, çok şükür.. dinliyorum.
    - Ancak aynı isimde birinin daha test sonucu var elimde. Yanlışlık    yapmaktan korkuyoruz.. Açık konuşmak gerekirse hangisi daha kötü bilemiyorum !!!
    - Ne demek istiyorsunuz ?
    - Valla biri Alzaymer diğeri Aids!
    - Bi daha yaptırsak testi?
    - Hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalı testler, sigorta ödemez ikinci testi.
    - Ne yapmalı o zaman?
    - Bakın biz burada düşündük şöyle bi fikir geldi aklımıza:
    Kocanızı bindirin arabaya, şehrin ortasında biyerde bırakın…
    Evi bulursa sakın bi daha onla yatmayın!!
!

   
    Vesikalık Fotoğraf
   
    TEMEL memuriyet sınavını kazanmış. İşe başlamadan önce bazı belgeler ve 8 adet vesikalık fotoğraf istemişler.
    Temel sormuş;
    - Vesikalık fotoğraf nedir?
    - Belden yukarısını gösteren fotoğraf.
    Temel “Tamam” demiş ve arkadaşı İdris’i aramış.
     - İdris, yarın deniz kenarına gel. Ben çukur kazıp yarı belime kadar gireceğim. Sen de belden yukarı fotoğrafımı çekeceksin.
    İdris sabah erkenden gelmiş. O da ne? Temel 8 tane çukur kazmış! Dayanamayıp sormuş;
    - Temel o da ne?
    - Yahu İdris, 8 tane vesikalık fotoğraf istediler ya… Sekizine de girip çıkacağım.
    İdris dayanamamış;
    - Temel ne aptal adamsın öyle.. Sekiz çukura ne gerek vardı. Bir tane yeterdi. Baksana… Ben 8 tane fotoğraf makinesi getirdim!

Gülümseyin
    Amerikalı bir antikacının yolu Türkiye’ye düşmüş, hayvan pazarının birinde geziyormuş. Birden, önünde ihtiyarca bir adamın durduğu, zayıf mi zayıf, hasta bir eşek görmüş; ancak dikkatini çeken, bu zavallı eşeğin üzerinde gördüğü, oldukça eski ve son derece değerli semermiş. Antika kültürü olmayan bu zavallı ihtiyardan semeri son derece ucuza satın alabileceğini düşünerek pazarlığa başlamış. Sıkı bir pazarlıktan sonra, eşeği normal fiyatının 4-5 katına satın almak üzere anlaşmış. Milyonlarca dolar değerinde semeri, 4-5 eşek parasına aldığı için sevinmeye tam başlamışken, ihtiyar oradaki bir çocuğa seslenmiş:
“Oglum, kalk da ahırdan yeni bir semer getir beyefendi için, bu eski semerle göndermeyelim onu!”
Amerikalı tutuşmuş haliyle:
“Benim için sorun degil, zahmet etmeyin..” filan derken bayağı bir dil dökmüş.
En son bizim ihtiyar dayanamamış:
“Boşuna uğraşma beyim, biz o semerle çok eşekler sattık!”

meilce.com'dan alındı

Hiç yorum yok: