28 Aralık 2008 Pazar

2009 FALI

Bugün yeni bir şey öğrendim. Doğrusunu söylemem gerekirse kırk yıl düşünsem böyle güzel ve anlamlı bir burç yazısı yazamazdım.Sayın üstadım 2008 yılı giderken güzelce durumumuzun hali pürmealini dile getirmiş .Sayın Yılmaz Özdil'e teşekkür ederim.Burçlarınız bu seçim yılında hayırlara vesile olsun.Tüm okuyucularımın yeni yılını kutlar, gelecek yılın sağlıklı ve mutluluk içerisinde geçmesini temenni ederim.
Turgut İbiş
Emekli Öğretmen.

28 Aralık 2008 Yılmaz ÖZDİL yozdil@hurriyet.com.tr

2009 falı...
Takunya burcu:
Sosyal demokrat kovalarla anlaşamaz.Dönek burcu insanını sever.Yakın çevresinin koyun burcundan olmasına özen gösterir..Yükselen burçtur.Uçar yani..."Astrolog uçmaz,mürit uçurur" lafı, bunlardan çıkmıştır.Uğurlu günü cuma,uğurlu sayısı çalınan sandık sayısı...2008'de Jüpiyerin etkisi altına girdiler,2009'da Uranüs'ün teğet geçmesi için dua edecekler.Aşk hayatları, Noel Baba'nın yılbaşında getireceği İMF viagrasına bağlı.
*
Liboş burcu:
Burç tutmazlar.Bir bakarsın laik burcundan,bi bakarsın takunya burcundan...İşlerine hangi burç geliyorsa, o burçtan olurlar.Postal burcunu bile yalamışlıkları vardır.2009 gelmiş 2229 gelmiş, onlar için fark etmez; daima pozitif bir yapıya sahiptirler.Suratlarına tükür ...Yarabbi şükür, bahar yağmurları başladı,diye sevinirler. Yeni yılda hangi burcun maskesini takacakları, Bürüksel rasatanasinden gelecek verilere bağlı.
*
Entel burcu:
"Herkes malı götürdü, kimi Nobel kaptı, kimi gemi aldı, ben babayı aldım" duygusu içerisindesiniz.Burcunuz bi türlü yükselemiyor birader...Üstelik, herkes sizin denyo burcundan olduğunuzu düşünüyor.Dolayısıyla, kendinizi kusurlu,kabahatli, süt dökmüş kedi gibi hissediyorsunuz.2009'da bu duygusal travmadan kurtulacaksınız.Ondan özür dileyeceksiniz,bundan özür dileyeceksiniz,burcunuz yükselmese bile kıçınız göye erecek.
Kalantor burcu:
Düzen değişse bile, düzülenin aynı kalmasına dikkat ederler. köprüden geçene kadar ayı burcuna, dayı burcu demeyi severler.2009'un yükselecek burcuna 4-5 sene önceden yatırım yapmışlardır mutlaka,kırpıp kıpıp,"Bak bu çok yükselecek" diye borsadasalağın birine kakalarlar.Aynı zamanda, toplumsal sorumluluk hissederler, toplumu uyarırlar.Bi tanesi yılbaşı için reklam taptı mesela:"Kriz kışınıza kaçmasın!"
Gariban burcu:
Nereye çekersen oraya giden, uyumlu bir mizaca sahiptir.Bu yaradılışı nedeniyle "ikikoyun güdemeyen siyasetçiyi" sevmez.Donunu al, kömür ver,alkışlar.Hayatı boyunca Mars'ın etkisi altındadır...Habire 2 Mars 1 ters olmasına rağmen , "bu defa kesin şeş attığını" düşünür. E haliyle, her sene olduğu gibi , önümüzdeki sene de başına gelecekler var.

27 Aralık 2008 Cumartesi

KEÇİLER


keçiler
Evcil hayvanlar türleri arasında SAANEN keçinin önemli bir yeri vardır ve ekonomik önemi fazla olan türlerden en iyisidir. Bu keçinin ilk evcilleştirilen hayvan türlerinden bir olmasına ve değişik ortamlara kısa bir zaman dilimi içinde uyum sağlamasına bağlayabiliriz.
SAANEN keçileri bilindiği üzere en fazla süt üreten keçi ırklarının başında gelir. İsviçre kökenli bu hayvanlar dünyanın her yerinde yetiştiği gibi ülkemizde de bulunmaktadır. 2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre (Kaynak : Zirai Mücadele CD 2002) Türkiye de 8.057.000 milyon baş keçi bulunmaktadır. Son beş yıl içinde ki keçi popülasyonundaki azalama oranı %10'dur. Keçi yetiştiriciliği özellikle kırsal alanlarda yaşayanlar için protein kaynağı acısından oldukça önemlidir. SAANEN keçisi, diğer keçi ırklara ve özellikle de ülkemizde yaygın olan kıl keçilerine göre süt verimi daha çok fazladır. İyi koşullarda yetiştirilen bir SAANEN keçisinin ortalama verimine 10 adet kıl keçisi ancak ulaşabilmektedir Genel olarak keçiler küpeli, kısa ve beyaz tüylüdür. Meme iki but arasına iyi yerleşmiş olup koltuk tipi bezel memedir. Gelişme hızı, süt ve döl verimi yüksektir. Genellikle 2-5 başlık gruplar halinde aile işletmelerinde kullanılır. 1959’lı yılların başında Türkiye’ye de getirilmiş ve halen saf ve melez olarak yetiştirilmektedir Saanen ırkının en önemli özelliklerinden birisi olan farklı iklim koşullarına uyma yeteneği sayesinde, götürüldüğü yerlerde çok çabuk adapte olabilmektedir. Saanen keçileri yemleme ve mera koşullarına karşı çok duyarlıdır. Yüksek verim yeteneği ancak iyi bakım ve besleme koşullarında ortaya çıkar. Saanen keçilerinde yemden yararlanma yeteneği yüksektir ve erken çağda cinsi olgunluğa ulaşırlar ve hızlı ürerler. Bu da Saanen ırkının yetiştirme yönünden en önemli avantajıdır. Döl verimi yüksek olan ırk, genellikle ikiz yada üçüz doğum yaparlar. Canlı ağırlık erkeklerde 70 kg, dişilerde 50 kg’dır. Ortalama 2.5 yaşında süt verimi 750 kg ve laktasyon süresi 280 gün’dür. Elit dürülerde laktasyon süt verimi bir ton ve laktasyon uzunluğu 300 gün olarak saptanmıştır. Sütte yağ oranı % 3.4-3.6 civarındadır
DAMIZLIK KEÇİ VE OĞLAK SATIŞLARIMIZLA HER ZAMAN HİZMETİNİZDEYİZ

0532 527 8117
atizciftligi@hotmail.com

Posted by Picasa
Sayfaya aldığım bu keçi konusu neden icabetti derseniz? Bilgi sunar ile sanal alemde gezinirken, uzun kulaklı bir keçi yavrusu resmi gördüm .İlgimi çekti ,derken busayfaya keçiler hakkında birtakım bilgiler yazayım dedim.Keçi ormanların düşmanı diye bizlere belletildi.Fakat yaşadığım ve gördüğüm bazı olaylar keçilerin insanlar kadar ormana zarar verdiğine şahit olmadım.Zira denetimsiz otlatım yaptırılırsa keçi elbette ormana zarar verir.Çünkü keçi yetiştiği her ağacın , fidanın tepe sürgününü yiyerek fidanın ölmesine sebep olur.İnsanlar ise büyük küçük demeden her türlü orman ağacına zarar verirler.İnsanlarımızın bu konuda iyi eğitilmesi gerekmektedir.
Ormanda yaşayan köy halkına geçinebilecekleri bir iş ,uğraş yaratılırsa ,ihtiyacı olan odun ve kereste verilirse herhalde köylülerimizde bu huylarından vazgeçerler.Keçinin yasaklanmasıyla ne orman büyür ne de orman kaçakçılığı son bulur.
Keçinin ülkemiz ekonomisine sayılamayacak kadar faydası vardır. Daha fazla bilgi için yukarıdaki lingden araştırılarak elde edilebilinir.Uzun kulaklı keçi alt sayfadadır.
Emekli Öğretmen Turgut İbiş

Uzun Kulaklı...

Posted by PicasaUzun kulaklı Keçi Yavrusu.

22 Aralık 2008 Pazartesi

KILIÇDAROĞLU DESTANI...



2002 ve 2007 Genel seçimlerinde CHP'den iki dönem İstanbul Milletvekili seçilen Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı meclis çalışmaları ile Türk Halkının umudu oldu. Haksızlıkların, yolsuzlukların üzerine giderek çalışmalarıyla kendisini kanıtladı. Bu nedenle partili partisiz herkesin sevgisini kazandı. Kılıçdaroğlu'nun bu yılmaz yıldırır çalışmaları, TBMM'nin çatısı altında ki diğer milletvekillerine de örnek olmasını temenni ederim.
Aşağıdaki sütuna Cumhuriyet gazetesi yazarı Sayın Işık Kansu'nun köşesinde yayınlanan bir şiiri yayınlıyorum ve beğeninize sunuyorum.
Ankara kulisi IŞIK KANSU
CUMHURİYET 22 Aralık 2008
KILIÇDAROĞLU DESTANI...

Anadolu insanı, öyle kolay kolay inanıp içten sevmez siyasetçiyi. Sevdi mi de, gönlünü açar, sudan aziz sayar. O yüzden yüzlerce mektup yağıyor dürüstlüğün simgesi haline gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun bilgi sunar sitesine. Kayseri'den Yavuz, Kılıçdaroğlu destanı yazmış örneğin:
KILIÇDAROĞLU DESTANI

Bedeni zayıf da güçlü kudreti
Koydu mu oturtan Kılıçdaroğlu.
Doğruluk ne imiş bize öğretti
Yanlışı buldurtan Kılıçdaroğlu.

Belgesiz konuşmaz dosdoğru biri
Koltuğundan eder ağa'yı, mir'i
O nu gören yolsuzluklar kaçıyor geri
Benzleri soldurtan Kılıçdaroğlu.

Efendi, çok kibar pek ağırbaşlı
Sakin konuşuyor, birazcık yaşlı.
Söker alimallah tanımaz dişli
Çürüğü doldurtan Kılıçdaroğlu.

Yolsuzluk yapan yobazlar kaçar
Dosyayı, belgeyi önüne açar
Dökülüyor hepsi ikişer üçer
Korkudan öldürten Kılıçdaroğlu.

Yerinden ediyor herkesi tek tek
Yüreği mangaldır gözü de pek.
Elinden kurtulmaz iribaş gökçek
Rüşveti kaldırtan Kılıçdaroğlu
.
Seni doğuran o nasıl ana.
Tunceli yiğidi çıktı meydana
Deli ozan bir destan yazdı bak sana
Yüzleri güldürten Kılıçdaroğlu.

3 Aralık 2008 Çarşamba

ATA'NIN CAN DÜNDAR'A MEKTUBU

Utandım çocuk

Beni anlatan bir film yapmışsın .
Kızgınım, utanç içindeyim.
Sana değildir kızgınlığım. Filmdeki Mustafa'dan da utanmış değilim.
Başaramamışım, bundandır utancım.
Komutam altında, bu vatan için kanını akıtan Türk askerlerinden utandım.
"Özgürlük" demiştim, benim karakterimdir. .
"Bilim" demiştim, tek yol göstericidir.
Sen, "Karanlıktan korkardı" demişsin benim için.
Korkardım evet. Bu ulusu boğmak isteyen karanlıklardan çok korktum.
Ama insaf be çocuk, korkup da kaçmadım ya.
Söküp atmadım mı o karanlığı bu ülkenin üzerinden?
Diktatör demişsin bir de. Hiç okumadın mı çocuk?
Nerde benim nesilleri emanet ettiğim öğretmenler?
Anlatmadılar mı sana ?
Başkomutan olarak cepheden cepheye koşarken, ve bütün kararları tek başıma alabilecekken neden bir meclis kurdum ben çocuk? Böyle diktatör olur mu?
Ah be çocuğum.
Neden, nasıl düşman ettiler seni bana?
Baktım aşktan, sevgiden, aileden bahseden güzel şeyler yazmışsın bugüne kadar. Belli ki, Çalışkansın, zekisin. Kara cüppeleri ile milletin ümüğüne çökmüş olan yobazları çok iyi anlarım da çocuk, seni anlayamıyorum. Onlar zaten hiç sevmedi beni. Yüzyıllardır süren iktidarlarını çekip almıştım ellerinden. Sevmeyecekler beni elbette..
Peki sen çocuk, sen neden kol kola girdin bu kara kalplilerle?
Dedim ya, sana değil kızgınlığım.
Başaramamışım. Anlatamamışım demek ki özgürlüğün kıymetini, bağımsız bir ulusun, onurlu özgür bireyi olmanın ne büyük bir nimet olduğunu.
Yazık olmuş, onca vatan evladının kanına, onca ananın göz yaşına. Veremem ki şimdi hesabı, ne o gencecik bedenlere, ne de gözü yaşlı analara.
"Bu muydu uğruna bizi ölüme gönderdiğin vatan?" derlerse,
"bu nesiller miydi, ölen evlatlarımızın kanıyla kurduğun ülkeyi emanet ettiğin?" diye sorarlarsa
ne derim ben onlara be çocuk?
Olmadı be çocuk... olmadı.