30 Haziran 2012 Cumartesi

YURDUMA

Gelinler gelincik gibi süslenmiş.
Tomurcuk açmaya heves edermiş
İlkbahar mevsimi nede güzelmiş
Yurduma hizmettir benim görevim

Yurdumda güzellik  bize emanet
Cennette yaşamak halkına nimet
Yurdumda oluşsun güzel zihniyet
Yurduma güzellik benim görevim

Çiçekler zamanla farklı açarlar
Çevreye çeşitli koku saçarlar.
Güzeli görenler bakıp geçerler
Çiçeğe bakmaktır benim görevim

Gelincik solmasın güzel yurdumda
Gelincik çiçeğim açmış tarlada 
Güzellik diyorsan ovan dağında
Güzeli korumak benim görevim

Turgut' İbiş derki budur servetim
Dostlarıma vardır sonsuz  hürmetim
Kimseye dokunmaz özel  zahmetim.
Hizmettir vatana benim görevim.
Turgut İbiş



         Sayfamı süsleğen gelincik çiçek fotoğrafı için sayfasından paylaştığım Musa Karaoğlu'na teşekkür ederim.

BU LİNGDEN ÇİÇEK RESİMLERİNE BAKABİLİRSİNİZ.
https://www.google.com.tr/search?q=%C3%A7i%C3%A7ek+resimleri&hl=tr&prmd=imvns&tbm=isch&tbo=u&source=univ&sa=X&ei=zBHqT-DxN-Sm4gTk1-H-Dw&ved=0CFcQsAQ&biw=1293&bih=866

24 Haziran 2012 Pazar

Turgut İbiş

Mor erikler şahane
Bulamazsın bahane
Daldan sarkar güzeller
Uzanmasın yaban eller.

18 Haziran, 20:55
Turgut İbiş

 Bir kilo gönder daha ne?
18 Haziran, 21:17
Emel Andaç Hahahaha...
Şair oldun başımıza Turgut Abi...Bahçenin erikleri..
18 Haziran, 21:19

Emel Andaç
Gönderelim bir kilo:)

18 Haziran, 21:20

Turgut İbiş
Şair olmak kolay değil
Kendimi ben şair saymam
Onları gördüm bir kere
Payımdan da vaz geçmem.

Nasıl?
Gördüğüm her şeye kısa kısa dörtlük döktürürüm.
18 Haziran, 21:26

Emel Andaç
Harika valla ne diyeyim:)))
bayıldım dörtlüklerine..27 sinde oradayım payını saklarım:)
18 Haziran, 21:46


Turgut İbiş
Bekle yirmi yedisine
Ben inandım kendisine
Eğer erikler gelmez se

Hiç yüz vermem kedisine.
Turgut İbiş

Kayısı dalda sallanır
Yersen ağzın ballanır
Yok eğer yiyemezsen
Kalanı İbiş'e yollanır.


18 Haziran, 20:52 ·

Emel Andaç

Ağaç küçük..kayısısı az hepsini ben yedim.İbiş'e kalmadı bişi:))18 Haziran, 21:23 ·

Turgut İbiş

Kayısı dalda az imiş
Nasip kaldı başka yaza
Derdimi anlatamadım
Emel denen sarı kıza.


18 Haziran, 21:29 ·

Emel Andaç
Hahahaha...İlahi Turgut Abi öldüm gülmekten...


18 Haziran, 21:43
·
Turgut İbiş


Amaç zaten güldürmek
Güldürebildiysem ne ala
Gecenin bu saatinde
Oldum başına bela.


18 Haziran, 21:46 ·
Emel Andaç

Yorgunluktan bitkin bir haldeyken iyi geldi dörtlüklerin:)))

Yukarıdaki yazışma  Facebook sayfa arkadaşım Emel Andç'ın kayısı ve erik fotoğraflarından ve karşılıklı konuşmalarımızdan esinlenerek yazdığım dörtlükler.Neden böyle yaptığıma gelince başlı başına dörtlükler şiir içinde anlam bulsun istedim.

22 Haziran 2012 Cuma

SALDA GÖLÜ

    Salda gölü üzerinde 
   Kara bulutlar dolaşır.
   Gölün serin suyunda
   İrice balıklar oynaşır.
   
   Gölün kıyıları Temiz
   İçinde balıklar semiz
   Izgara gelse masaya
   Birlikte güzelce yeriz.
   
   Yoktur dünyada dengi
   Burası Cennettir sanki
   İçinde kumları sayılır
   Turkuazdır onun rengi

    Salda gölünün kıyıları
    Sodalıdır soğuk suları
    Buralarda serinleyin
    Yurdun güzel insanları
    
    Ünü yayıldı Dünya'ya
    Sizler de gelin buraya
    Suyunda güzel yüzülür
    Kur çadırını kenarına.
      
     T.İBİŞ



  
   

19 Haziran 2012 Salı

SALDA GÖL'Ü GÜZELLERİ.



 Dururlar göl kıyısında
Salda göl'ü güzelleri
Ne de güzel poz verirler
Salda göl'ü güzelleri.

Arada var iki baba
Görünürler kaba saba
Başkanları Neşe abla
Salda göl'ü güzelleri.

Salda göl'ü sodalıdır
Göl kenarında gezmek
İnanın çok faydalıdır
Salda göl'ü güzelleri

İzmir'den selam olsun
Bu şiirim hepinize
İyi bakın kendinize
Salda göl'ü güzelleri.
T.İbiş

TARİH YERDE TATIYOR


 Tarih yerde yatıyor
Sanki keyif çatıyor
Bu taşları görenler
Baygın baygın bakıyor.


Sebebini sormadan
Hiç de akıl yormadan.
Satıyorlar durmadan
Tarih yerde yayıyor

T.İbiş

Emekli!...

Bugün İzmir'de turladım. Yaşlı bir amca simit satıyordu.
Tabi biz gevrek deriz. Simit tezgahının yanında asılı olan tabela dikkatimi çekti.
...
'Okuma-Yazma öğretilir.'
Yazan buydu. Yaşlı amcaya yaklaşıp bir gevrek istedim.
Gülen yüzüyle bana bir simit sarıp verdi. Sonra ona
'Gerçekten okuma-yazma öğretiyor musunuz?' Dedim.
Hiç düşünmeden cevap verdi.
'Elbette, seninde aklında bulunsun. Eğer çevrende varsa onlara da öğretirim. Hiç sıkılmam.' Dedi.
'Aklımda bulunsun.'Dedim ve. 'Neden simitçilik yapıyorsunuz?' Diye sordum.
'Ben emekli öğretmenim. Aynı gün doğan bir kız bir de erkek çocuğum var. Geçen yıl ikisi de üniversiteyi kazandı.' Dedi.
'İkiz çocuklarınız var. Allah bağışlasın hocam.'
'Sağ ol Evladım. Gel gelelim, ikisinin birden eğitim masraflarını karşılamak zor haliyle. Kızım Tıp okuyor. Bilirsin kitapları pahalı. Oğlanda tutturdu tiyatro sanatçısı olacağım diye. Gerçi geçenlerde onu sahnede izledim. Çok duygulandım. Onlarda çalışıyor boş zamanlarında.' Dedi.
Şunu belirteyim bunları söylerken hiç sıkılmadan, isyan etmeden konuşuyordu. Gülen gözler ve tebessümle bakıyordu.
' Siz çok fedakar bir babasınız.'Dedim. 'Öğretmen kimliğinizin hakkını veriyorsunuz. Keşke sizin için bir şeyler yapabilsem.'Dedim.
O an bana doğru bakışı aslında içinde bulunan ve sürekli gizlediği çığlığın bir göstergesiydi. Konuştu.
'Gerçekten benim için bir şeyler yapmak ister misin?'Diye sordu.
'Kesinlikle isterim.' Dedim.
'Tek nasihatim evladım. Susma!' Dedi.
Başka hiçbir kelime etmedi.
O andan sonra bende kendime bir söz verdim. Bu anımı insanlarla paylaşacağım diye. İşte bu yazı benim o emekli öğretmen, dirençli, dimdik ayakta olan hocama saygımı emanet edişimdir.Bir zamanlar onun öğrencilerine yaptığı gibi.
Şunu unutmayalım...
Bir ülkede emekli öğretmenler, simitçilik, gece bekçiliği ve taksicilik yapıyorsa, o ülkenin vicdanı yok demektir.

Tuncay Ünaydın 11.06.2012


Not:Bu öğkü arkadaşım Mustafa Günaydın tarafından bana iletildi.Sayfamda güzel bir yer tutacağını düşünerek yayınlıyorum.Çünkü bende öğretmenken çok çeşitli iş kollarında çalıştım.Bir parça daha iyi yaşamak için.

15 Haziran 2012 Cuma

DOĞUM GÜNÜM

 Bugün altmışbeş yaşım
Ağzımda kalmadı dişim
Herkes kutladı yeni yaşım
Memnun olmadı sanmayın.

Her çağın bir gereği var.
Her yaşın bir değeri var.
Olgunlaştı artık yaşım

Geçen günlere yanmayın.

Aldım elime kalemimi
Yazdım başıma geleni
Yaşımdan  mutluyum
Sakın bana inanmayın.

Her ne kadar yazdımsa da
Geçen güne kızdımsa da
Bu kadarcık şiirler ile
Şaairliğime kanmayın.


           T.İBİŞ 15 Haziran 2012

Bir dosta;

Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır.
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokadı
yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar

'BUGÜN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.'
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen yıkanırken bir batağa saplanır, boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş tam kurtulduktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır:

'BUGÜN EN IYI ARKADAŞIM BENİM HAYATIMI KURTARDI.'

Tokadı vuran ve sonra arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der; senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun. NEDEN?
Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir: 'Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize İYİ bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.'
'İNCİNMELERİNİZİ KUMA, GÖRDÜĞÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖĞRENİN.'
Denilir ki özel birini bulmak bir dakikanızı alır,  onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir
.

Not:Bu paylaşım Aysun Taşbaşı tarafından bana gönderildi.Sayfama aldım.Kendisine teşekkür ederim

5 Haziran 2012 Salı

HAMSİYE

Kaptan dedi uşaklar
Cıkayiriz hamsiye
Yalandı ki felekler
Kaysin takalar suya

Toplayın kalamari
Gidelum siya siya
Yoroz açıklarında
Edelum baştan viya

Kaptan dedi uşaklar
Yavaş salın ağlari
Suyun gelinleridur
Incitmeyin onlari

Hamsi küçük bir baluk
Sakın ha aldanmayin
Soyu çok kalabaluk
Yan gözüyle bakmayun

Ablasi barbunyadur
Dudaklari kırmızi
Ağbisi vuran baluk
Görmesin ikimizi

Hamsi anasi tirsi
Bubasi da kefaldur
Dere ağızlarında
Nöbet tutan çakaldur

Teyzesi mezgit olur
Enitesi istavrit
Hamsiye bacanaktur
Alacali izmarit

Hamsinin görümcesi
Mercan ile karagöz
Kayaların dibinde
Oynaşır iki dansöz

Hamsinin dayısı
Torik derler adına
Hamsi gelin olanda da
Kaynanasi kofana

Orkinas kaynatasi
Yunus anneannesi
Uskumru da hamsinin
Olur bizde kumasi

Dedesi olur mersin
Tondur büyükbabasi
Alabaluk hamsinun
Dereden akrabasi

Hamsinun azmanina
Bizde derler balina
Köpekbalığı deriz
Suda havlayanına

Vuran hamsiye denur
Bizde çekiç balığı
Bıçak taşıyan hamsi
Olur kılıç balığı

Kız hamsiye hamsiye
Türkini diyecegum
Çok da severum seni
Uy nasil yiyecegum

 Fuat Saka