18 Aralık 2012 Salı

GİDİYOR..



Yaradan insana bir ömür biçmiş,
Ömrü tamamlayan çekip gidiyor.
Dünyanın sonunu gören olmadı.
Zamanı gelenler ölüp gidiyor.

Dünya değirmen misali döner,
Bu değirmeni döndürmek hüner.
Ömrü bitenin ışığı söner,
Gün gelip ışık,sönüp didiyor.

Yaşam bitti diye hiç kaygılanma,
Yaşamın sonunu gören olmadı.
Sırasız ölümler olsa da bir gün,
Herkese bir sebep verip gidiyor.

Ecel gelip ömür tamam olunca,
Her ölüm bir sebep,bulup gidiyor.
Bu Dünya'dan muradını almayan,
Feleğe kahredip küsüp gidiyor.

Vakit gelip vade tamam olunca,
O gül benizler birden solunca,
Bedenin çürüyüp toprak olunca,
Yeni ufuklara yol,alıp gidiyor.

Turgut İbiş
İzmir  18.12.2012



Turgut İbiş
İzmir  18.12.2012

13 Aralık 2012 Perşembe

NEDEN KEFİR TÜKETMELİYİZ?


Kullanımı ve hazmı çok kolay olan kefir; 
Bağırsaklardaki maddelerin küreselleşmesini önler
Beyine enerji verir ve zihinsel gelişimi sağlar 
Kansere karşı koruyucu ve kanseri geciktirici etkisi vardır 
Yüksek tansiyonu giderir 
Kolesterolü düşürür 
Damar sertliğini giderir 
Kemik erimesini önler 
Bronşit ve astım nöbetlerini azaltır 
Kansızlığı ve kan bozukluğunu giderir 
Mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır 
Egzama ve alerjilerde faydalıdır 
İdrar yolu iltihaplarını tedavi eder 
İdrarı sulandırır 
Karaciğer bozukluğunu tedavi eder 
Mide ve bağırsak salgılarını arttırıp hazmı kolaylaştırır 
Bağırsak hareketlerini hızlandırır 
Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir 

30 Kasım 2012 Cuma

MUSTAFA...

Mustafa'dır bu dağların efesi,
Yürürken kesilmez hiç nefesi.
Patikada yılan gibi süzülür,
Peşinden koşturur herkesi.

Yarengöme Türküsünü O söyler,
Dağda mantar aramanın ustası.
Asfattan gel Türküsünü çok sever.
Bu türküyle hasta eder herkesi.

Bu Mustafa,arkadaştır can gibi,
Kafası çalışır,inan cin gibi.
Konuştuğu Denizli'nin şivesi,
Nüktedandır,güldürür herkesi.

Turgut,sana bak şiir yazar,
Arkadaşlarını uzattan süzer.
Üstüne varınca hemencik kızar.
Bu huyuyla sevindirir herkesi.

Turgut İbiş
İZMİR 30.11.2012

28 Kasım 2012 Çarşamba

..KAÇKAR.

Haydi gidelim Bülent,
Kaçkar'ın Dağlarına.
Çiçekler toplayalım,
Doğa hayranlarına.

Kaçkar'a kış gelmiştir,
Yolu yokuş olmuştur.
Kışda kaçkar'a giden,
Eli hep boş gelmiştir.

Bekleyelim yazları,
Gelsin temmuz ayları.
Kaçkar dağı bekliyor,
Bayanları ve bayları.

Bu manzara çok güzel,
Yamaçların sa karlı.
Buraya yazın giden,
Her zaman çıkar kârlı.

Kaçkar'a hiç gitmedim,
Henüz nasip olmadı.
Bu yaz da gidemezsem,
Efkârlıyım  çok efkârlı.

Turgut İbiş
İZMİR 28.11.2012


27 Kasım 2012 Salı

DERTLİ...

Dağdan taştan alırım ilhamı,
Ona göre söylerim kelamımı.
Çiçeklere anlatamam derdimi,
Onun için dertli gibi söylerim.

Düşen bilir dertlinin halinden
Doğru insan sapmaz yolundan
Ben yanarım güzelin elinden
Onun için dertli gibi söylerim.

Güzel beni yaprak gibi savurdu,
Felek vurgununa,gene o vurdu.
Ferhat gibi dağları da deldirdi,
Onun için dertli gibi söylerim.

Turgut İbiş
İZMİR 27.11.2012

ÇİÇEK.. (ORKİDE)

Kadir mevlam övünerek yaratmış,
Bir çiçekte,bir hayvan hayalini.
Size göre nedir çiçekte resim,
Acep bilen var mı bu sualimi.


Bu da benden


Tanrım özenerek yaratmış
Çiçekte bir canlının suretini.
O canlıya ormanı vatan yapmış
yavrularının da görsün mürüvvetini..
                                                         Erdoğan Aslan
Bir dörtlükte 
Ataköylüden;
Mucizeler vardır inceden ince,
Ben de hayret ettim resmi görünce,
Koca yükler taşır küçük karınca,
Sorunuzun cevabı çok zordur bence.
Yılmaz Kandemirci

Saygılarımla.

Katkılarından dolayı iki arkadaşıma da teşekkür ederim.

ORMAN...

Ormanın düşmanı balta değildir,
Balta gömmekle orman büyümez.
Bir zaman keçiyi düşman gördüler,
Şimdi keçileri çok,arar olmuştur.

Eğer orman yakılıp,tarla olmazsa,
Kesilen kadar da,dikim olmazsa.
Okullarda insanları eğitmedikçe,
Ormanı korumak hayal olmuştur.

Kesilir tüm ağaçlar kütük kalırsa,
Yağan yağmur suyu toprak götürür.
O zaman ortada hiç bir şey kalmaz,
Belle ki yurdumuz çöle dönmüştür.

Ormanın düşmanı ademoğludur,
Bu dediklerimin hepsi doğrudur.
Şu kesilmiş ağaçlar ona gururdur
En sonunda ona mezar olmuştur.

Turgut İbiş  İZMİR

 27.11.2012

26 Kasım 2012 Pazartesi

ERKEK KADIN.

Kadın bağırırken erkekler susar,
Sanma ki sustuğu korkusundandır.
Dünyanın düzeni böyle kurulmuş,
Baksana kuşlar da bunu uygular.

Yuvaları hep dişi kuş yapar,
Erkekler taşır ve çok çalışır.
Gönül ister ki kız,erkek eşit,
Elbet insanlara da bu yakışır.

Turgut İbiş 
İzmir 26.11.2012

14 Kasım 2012 Çarşamba

ANADOLU'M MEMLEKETİM SEVDALIM



Anadolu'm,memleketim,sevdalım
Sevdamız yürekten bil Anadolu
Sana cennet demek haksızlık olur
Yetersiz kalıyor dil Anadolu

Denizleri,ovaları,dağları
Hep bağrına basmış bütün çağları
Sana gıpta eder cennet bağları
Senin cemaline kül Anadolu

Karlar eriyince,buzlar solunca
Akarsular yatağına dolunca
Ağaçlar donanıp gelin olunca
Sevdamız depreşir.bil Anadolu

İstanbul'u görmek bir ömre değer
Büyüler insanı orada her yer
Boğazlar,saraylar,köşkler,camiler
Kültürlere beşik ol Anadolu

Antalya'm var,Akdeniz'in incisi
Bence dünyaların en birincisi
Sana gelir yabancısı,yerlisi
Dünyada en güzel il Anadolu

Şelale diyarı,Manavgat,Düden
Büyülenir kalır oraya giden
Kurşunlu,Kara in,Aspendos,Side'n
Tarihe oradan gül Anadolu

Kapadokya "dersin" uzaydan gelmiş
Orada periler kayayı delmiş
Taşları başına bir şapka giymiş
Dünya harikası kal Anadolu

Güney Marmara'da Yeşil Bursa var
Tarih,medeniyet or da olmuş yar
Dünyada eşi yok Uludağ kadar
Nişanı benden al,Anadolu

Çeşme,Kuşadası,Bodrum,Marmaris
Her mevsim orada binlerce turist
Mersin,Gaziantep,Adana,Kilis
Her biri bahardan dal Anadolu

Ölüdeniz'ine hayran bir dünya
Fethiye,Kalkan,kaş,Kale bir rüya
Kemer'de girmeden denize,suya
Olimpos'dan ateş al Anadolu

Ordan uzanalım Karadeniz'e
Halaylar tepelim bur da diz dize
Samsun var,Trabzon,Giresun,Rize
Horon havaları çal Anadolu

Urfa,Diyarbakır,Siirt,Mardin'den
Dünya tutuşuyor senin derdinden
Bunca yıllık Çilelerin ardından
Huzur denizine dal Anadolu

Ankara'm sen şehirlerin başısın
Yüce Ata'mızın mezar taşısın
Bütün bir dünyanın arkadaşısın
Kardeşliğe kucak ver Anadolu

Erzincan,Elazığ,Erzurum nere
Yazmakla bitmiyor kitap,deftere
Palandöken Dağı,Çifte Minare
Daha neler neler,var Anadolu

Ağrı Dağı,Hasan Dağı bak Ilgaz
Kartal Kaya,Erciyes'e gelmez yaz
Gelin başı gibi her mevsim beyaz
Dört mevsim başında kar Anadolu

Edirne yurdumun batı kapısı
Selimiye kâinatın yapısı
Verselerde dünyaların tapusu
İstemem başka bir yer Anadolu

Boluyu unutma,or da her şey var
Abant,Yedigöller,Gölcük ve dağlar
Orda göğe çıkmış sanki ormanlar
Cenneti oradan sor Anadolu

İzmir,Aydın,Burdur,Muğla,Denizli
Pamukkalemiz de bir cennet gizli
Burada güzeller hep ceylan gözlü
İçimize düştü kor Anadolu

Uşak,Eskişehir,Afyon,Kütahya
Uğramadan olmaz Mevlana,Konya
Bir araya gelse bütün bir dünya
Bir şehire gelir,dar Anadolu

Balıkesir,Bandırma'dan,Gönen'den
Demir attım ayrılamam ben senden
Bu canımız bur da çıksın bedenden
Beni de sinene sar Anadolu

Saymadığım yerler benden küsmesin
Sitem edip sert rüzgârlar esmesin
Bize kızıp muhabbeti kesmesin
Dünyamız olmasın zar Anadolu

Anadolu'm,memleketim,sevdalım
Vefasız güzelden işte bu halım
Beni terkedersen sana vebalım
Sen olasın bana yar Anadolu

Ali Uygun'um ben bunları söylerim
Bundan sonra para,pulu neylerim
Şiir yazar,resim çeker çağlarım
Şimdi  burda  beni ,gör Anadolu.

ALİ UYGUN

Not:Yukarıdaki şiir Ali Uygun Öğretmenimin Sevdalar Çıkmazı şiir kitabından alınmıştır.Bugün 14.11.2012 Ali Uygun bey,Gaziantep'e giderken İzmir'de mola verdi görüştük,konuştuk bana iki kitabını imzalayıp hediye etmek nezaketini gösterdi kendisine teşekkür ederim.Şiirin son kıt ası da benden olsun.Müellifi nezaket göstermiş adını yazmamış.






28 Ekim 2012 Pazar

ÇİÇEKLERE!...


Güzeller tacında gelin elinde
Uğruna boğuldum sevda selinde
Benim ömrüm geçti senin yolunda
Senin ömrün nice süre bir çiçek

Kimi al boyanmış kimisi sarı
Her çiçeğin başka başka esrarı
Gönülden feth eder o nazlı yarı
Kim ki sevdiğine vere bir çiçek

Bülbül cefa çeker çiçekler sefa
Kokusunu yayar dört bir etrafa
Eğer sevdiğini dese bir defa
Dayanamaz o ısrara bir çiçek

Ömrünü uğruna zail ederse
Benim gönlüm sende değildir derse
Gülü yad ellere meyil ederse
Bülbüle attırır nara bir çiçek

Aşığa kara kış yaz çiçeklerin
Ömrü gelir geçer tez çiçeklerin
Bülbüle ahu zar naz çiçeklerin
Niceler düşürmüş zara bir çiçek

Eğer aşık söz veripde durmazsa
Eğer sevdiceği kıymet vermezse 
Bunca güzelliği biri dermezse
Çürür girer kara yere bir çiçek

Nice yaprak açmış nice dal vermiş
O da belki sevdasına esirmiş
Bezenmişte renkten renklere girmiş
Ne yapsın görmeyen köre bir çiçek

İç geçirmiş yine gitmiş maziye
Sabır etmiş içte kalan sızıya
Kader demiş razı olmuş yazıya
Boyun bükmüş o hünkara bir çiçek

Yarası derindir hiç ellemeyin
O da benim gibi ne dersez deyin
Sanki şubesidir Ahmet Gediğin
Hayali kavuşmak yara bir çiçek

AHMET GEDİK
TORTUMKALE'Lİ ŞAİR
BALIKESİR 27.10.2012
Bu güzel şiiri Öğrencim Ahmet Gedik Balıkesir'den çiçekler albümüm için yazmış kendisine çok teşekkür ederim.Yüreğine sağlık  çok teşekkür ederim.


25 Ekim 2012 Perşembe

UZUN GÖL...

 Bulutları süslemişler,
Mavi göğe dağıtmışlar.
Altındadır yeşil dağlar,
Gölü ortaya atmışlar.

Bulutlar süsler semayı,
Göl uzanır derin vadide.
Güzelliğini tarif edemen.
Bu güzelik yok,her yerde.

Uzun göl'üm uzar gider,
Suyu alttan sızar gider.
Eğer göl çok kirlenirse,
Ala balıkları küser gider.
Turgut İbiş
İZMİR 25.10.2013



23 Ekim 2012 Salı

TARİH...


Tarih dediğin budur,
Kayalarda gizlidir.
Tarihi tahrip eden,
İnsan iki yüzlüdür.

Ülkemin her yerinde
Kaya mezarı çok var
Bu güzel hazineleri
Tarihçiler anlarlar.

Kendini bilen insan,
Tarihi eserin korur.
Resimlerdeki gibi,
Tarih kayada durur.

Fazla söze gerek yok,
Tarihe hor bakarız.
Eserler yok olurken,
Biraz da kör bakarız.

Size hangisini sayayım, 
Yurdun her yeri tarih.
Bunları koruyalım,
Yapalım çok tasarruf.

Ören yerleri harap,
Müzelerse Allah'lık.
Yerden tarih fışkırır,
Değerin bilmez  yazık.

Turgut derki sizlere,
Tarih insanlık anıtı.
Eğer inanmazsanız,
Karşınızda durur kanıtı.

TURGUT İBİŞ
İZMİR 23.10.2012


AYI AİLESİ....

Kaşkar'da ki ayılar,
Azalıyor sayılar.
Onlar da bir ailedir,
Sakın kıymayın dayılar.

  Ayılarım ot yerler,
Canları sıkılınca,
Ara sıra et yerler,
Balıda çok severler.

Arıcılar korkarlar,
Ayıların şerrinden.
Kovanları indirmezler,
Ağaç tepelerinden.



BATAN GÜNEŞ...

İkiz adaların üzerinden,
Batan güneşin bulutları.
Tanrım bu nasıl güzellik,
Yeşertiyor bütün umutları.

Güneşinin kızıl huzmeleri,
Aydınlatır yerleri,ufukları.
Sabahleyin sizler de izleyin,
Güneşin güzelim ışıklarını.

Gökyüzünde mavilik var,
Ve de kızıl,mavi bulutlar,
Tepelerinde çok karanlık
Yarın için bütün umutlar.


TURGUT İBİŞ
İZMİR 23.10.2012

14 Ekim 2012 Pazar

SİS VE KEÇİLER.

Keçilerim sisli dağda,
Şekerleme yapıyorlar.
Belli ki çok üşümüşler
Nazlı nazlı bakıyorlar.


Belli ki kış da geliyormuş,
Dağda da hiç ot kalmamış.
Belki bu çoban da çaresiz,

Bu iş de çobana  geliyor.
Turgut İbiş
İZMİR 14 EKİM 2012

BEYAZ OĞLAK...

Yeşil bir dağın üstünde,
Beyaz oğlak tek başına.
Duruşunda mutluluk var
Henüz girmemiş yaşına.


Oğlakım sürüsünü arar,
Tek kalmış neye yarar.
Dağa gelip gidenlerden,
Herhalde anasını sorar.
Turgut İbiş
İZMİR 14 EKİM 2012

YILKI ATLAR..

Yılkı atlar dağda gezer,
Bunlarda var çok hüner.
Kulaklarını yukarı diker,
Tehlikeyi hemen sezerler.

Yaklaşılmaz hiç onlara,
Özgürlüğü çok severler.
 Ayakta uyurlar 
uykuyu,
Düşmanı da gözetlerler.

TURGUT İBİŞ
İZMİR 14.10.2012


13 Ekim 2012 Cumartesi

ÇAT VADİSİ...


Dere akar durmaz çağlar,
Her taraf yeşil ormanlar,
Burası cennet çat vadisi,
Güzelliğen herkes hayran.

Sis,duman sarmış dağları,
Dereye kurmuş mekânını.
Buna diyecek sözüm yok,
Kendi yazmış fermanını.

Turgut İbiş
İZMİR 13.10.2012

DAĞCILAR...

Dağcılarım dağda yürür
Sıralar uzamış bir ip gibi.
Uludağ'a çıkmak zordur,
Ulu dağ birazcık dik gibi.

Dağcılar zorluğu bilmez,
Tüm dağcılar çelik gibi.
Performansa diyecek yok,
Hepsi de başladıkları gibi.

Turgut ibiş
İZMİR 13.10.2012

YEŞİL HAYAT...

Yeşil tabiatta kızarır bu güller,
Dikenli güllerde öter bülbüller,
Yeşil hayat bize sunar hünerler,
Herkese dilerim hep güllü günler.

Yeşil hayat,hayat vermiş güllere,
Güller ilham vermiş bülbüllere.
Canım kurban olsun şirin dillere,
Bu güller kalmasın hain ellere.

Renklerinle hep gülleri bezedin,
Tüm dostlara güzellikler diledin.
Her tarafa nice nice renk verdin,
Yeşil hayat her yeri sen süsledin.

Turgut İbiş
İZMİR 13.10.2012

10 Ekim 2012 Çarşamba

LİKYA YOLU





Likya yolu yamandır
Her yer çayır çimendir
Bu yürüyüşe gidemedim,
Benim halim dumandır.

Likya yolu tarih yolu,
Tarih kokar sağı solu.
Acaba bu lahit kimin?
Açık müzedir Anadolu.

Bu yolun her yeri temiz,
Bir yan orman bir yan deniz.
Ada koylara selam duruyor,
Bu yolda yürüyelim hepimiz.
Turgut İbiş 
İZMİR 10.10.2012

9 Ekim 2012 Salı

NİLÜFERLİ GÜLSEN...

Nilüfer çiçekleri,
Bezemiş her yanını.
Gidersin hep dağlara,
Yaparsın bayramını.

Herkes hayran kalıyor,
Bu nefis güzelliye.
Mümkün olsaydı eğer,
Gönderirdim hediye.

Gülşen selman sen,
Dağlara yakışırsın.
Çiçekler arasından,
Ne güzel bakışırsın.

Yaz bitti tatile veda,
Yakında sezon açılacak.
Hazırlayın siz çantayı,
Dağlara diyelim merhaba.

Turgut İbiş
İzmir 22.09.2012

8 Ekim 2012 Pazartesi

EFEMÇUKURU YÜRÜYÜŞÜ...




İzmir,Efemçukuru altın madeni.Efemçukuru köyünde altın üretiyor.Bu güzel doğamızı katlediyorlar.Yapacak bir çok şey var ama herkesin üzerine ölü toprağı serpilmiş.Haklılığımızı dünyaya haykıramıyoruz.

Çatalca'dan çıktık yola,
Hiç sapmadık sağa sola.
Yolda verdik biraz mola,
Efemçukuruna varamadık.

Bu yolculuk bizi yordu,
Bir arkadaş parça kırdı.
İnan ki aramızda sırdı,
Efemçukuruna varamadık.

Saat ikiye çıktık zirveye,
Uğradık bir çok tepeye.
Sitemler ettik pir dedeye,
Efemçukuruna varamadık.

Tüm canların pili bitti,
Direncimiz hepten gitti.
Çağırdık biz arabamızı,
Efemçukuruna varamadık.

Oradan vardık Kavacık'a
Yemek yedik ve dinlendik.
Biraz burada demlendik.
Efemçukuruna varamadık.

Turgut der ki bu ne işti,
Tüm hedeflerimiz şaştı.
Ayağımın tabanları şişti,
Efemçukuruna varamadık.

Turgut İbiş
İZMİR 07.10.2012

YÜKSEL'E...

Yüksek kayalıklar,yeşil yapraklar,
Kurumuş yeşiller gazel olmuşlar.
Dağ dere demeden mekân tutmuşsun,
Yüksel hanın,size feda bu dağlar.

Dağ başlarında gördüm izini
Yeşil dal altından seçtim yüzünü.
Budaktan sakınmaz iki gözünü,
Yüksel hanım,size feda bu dağlar.

Bu dağlar benimdir diyor baksana,
Erkek isen karşısına çıksana.
Sitem edip kaşlarını çatsana,
Yüksel hanım,size feda bu dağlar.
Turgut İbiş
İzmir 08.10.2012

6 Ekim 2012 Cumartesi

KARAGÖL...

İsmin niye Karagöl,
Yüreğimde yara göl.
Her yanın ormanlıdır,
Sen derdime çare göl.

Güzelliğin üstüne,
Söylenecek sözüm yok.
Buraya çok geldim ama,
Sende gene gönlüm çok.

Dağım,gölüm,kaynağım,
Her taraf satılmıştır.
Buranın giriş kapısına,
Giriş ücreti asılmıştır.

Turgut derki ey halkım,
Bakın ne hale düştük.
Üç,beş lira yüzünden,
Dağda gezemez olduk.
Turgut İbiş
İzmir 06.10.2012

5 Ekim 2012 Cuma

SENİ SEVİYORUM!...


Seni sevdim diyemedim bir kere,
Oysa ne var seviyorum demekte?
Paylaşınca güzelleşir sevgiler.
Sevginin ölçüsü yok hakikatte,

Belki bugün düşer biri kısmete,
Böylelikle son veririm hasrete.
Seviyorum diyeceğim gün yakın,
Kısmetim yakındır benim elbette.



4 Ekim 2012 Perşembe

SEVDA

Ben bu dağa sevdalandım,
Niye diye sorma bana.
Dağın her tarafı çiçek,
Biraz topla getir bana.

İstemekle olmaz her şey,
Gidip kırda kendin topla.
Sade toplamakla kalma,
Birazcık ucundan kokla.

O zaman kiymeti olur,
Topladığın çiçeklerin.
İster kendin için sakla,
İstersen sevdiğine yolla.

Turgut İbiş 4.10.2012 İzmir

26 Eylül 2012 Çarşamba

KAÇKAR DESTANI


Başın dumanlıdır göksün hap karlı
Kim bilir ne düşler kurarsın Kaçkar
Bulunmaz bir dengin yüreğin narlı
Boşuna kendini yorarsın Kaçkar.

Her acı her zehri tatdın olmadı
Çobansız sürüler gütdün olmadı
Bağrına canları kattın olmadı.
Belki nedenini sorarsın Kaçkar

Buz kesersin güneşinle yazınla
Karları yakarsın bir tek sözünle
Gönüllü yiğitler gördün gözünle
Bilmemki ne işe yararsın Kaçkar.

Bazı koştum bazı bıkıp eğleştim,
Gece gündüz dostlarımla söyleştim.
Çok derdimi senin ile paylaştım
Gene de gönlümü kırarsın Kaçkar.

Çiğ düşürdün kırmızılı güllere
Damlaları dönüştürdün sellere
Alıp beni sonu gelmez yollara
Diyardan diyara sürersin Kaçkar.

Bir ömür tükendi hicranla gamla
Toz olup karıştı toprakla kuma
Kuruyup bu deniz kalmazsa damla
Bir gün pişman olup ararsın Kaçkar.
REMZİ BEKÂR





KAÇKAR

İki resim var karşımda
Biri bahar biri yazda
Gören göze kurban olam
Resimlerimiz Kaçkar'da


Bu çiçekler sana özel,
Dünyada yok böyle güzel.
Gölün ve gökyüzün mavi,
Bu kaçkar da bana özel.

Çiçekler göl kıyısında,
Selam verir Kaçkarlara.
İnanın bu güzel Kaçkar,
Mesken olmaz alçaklara.

Çiçekler süslüyor dağı,
Bulamazsın burda bağı.
Buraları yedi göller,
Aramazsın yağı balı.

21 Eylül 2012 Cuma

YAYLA

Sisli dağlar,coşkun dere,
Bilmem nereye,gider böyle?
Yeşil vadi,her yan çiçek,
Burası hemşin yaylalarıdır.

Ayder Yayla'sı sarı çiçekli,
Gök yüzü bulutlu zirveleri kar.
Baharda yazda hep çiçeklidir
Burası Hemşin yaylalarıdır.

Bulutlu göklerin karlı dağların
Her yanından yeşil fışkırır gibi
Dağların her yanı çiçek bahçesi
Burası hemşin yaylalarıdır.


Turgut İbiş İzmir 21.09.2012

19 Eylül 2012 Çarşamba

SEVDAMSIN DAĞLAR


Sevdamsın dağlara bir dörtlük desem,
Bilmem güzelliğe neler söylesem.
Sisli yamaçların mavi göllerin,
Bir gün nasip olsa bende izlesem.

Sevdam bu dağlarda boşa mı gezdin?
Güzel çiçekleri hep sen mi derdin?
Dağlarda bulduğun azığın yerdin
Dağlar sevdalısı sevdamsın dağlar.

T.İbiş

18 Eylül 2012 Salı

ÇİÇEK...

Resimlerimin renklere,
Çiçeklerde güzelliğe
Renkleri uyum sağlamış,
Dağlarda gri sislere

Sislerin arkası kaya
Buraya gidilir yaya
Bizim,hakkımız olamaz 
Doğada ahenk bozmaya.


T.İbiş 18.09.2012 İzmir






15 Eylül 2012 Cumartesi

DAĞLAR


Sisler arsından gördüm kendini,
Yeşil yamaçları bezenmiş dağlar.
Derede suyu var her yanı çiçek,
Bu güzellik sana yakışır dağlar.

Elevit dağı derler senin adına,
Suyu çok soğuktur bakın tadına.
Münasip zamanda gitsem yanına,
Dostlar güzelliğen bakışır dağlar.

Yokuşu çetindir çıkması zordur,
Elbette her dağın kenarı yoldur.
Akan derelerden suyunu doldur,
Bir gün yollarımız çakışır dağlar.

Turgut'um dağlara şiir yazarım,
Sisli yamaçlardan şüphe sezerim.
Sisler açılınca elbet gezerim,
Kaçkar'ın her yanı nakıştır dağlar.
T.İBİŞ


12 Eylül 2012 Çarşamba

KARA ÜZÜM


Dalda durur kara üzüm,
Ne durursun iki gözüm.
Yiyin güzel karaları,
Sizlere yok bir sözüm

Kara üzüm şifalıdır,
Suyu da çok faydalıdır
Gerisine kulak verme,
Üzüm harika meyvadır.

Üzüm insana can katar,
Bazıları da şarap yapar.
İçmesini bilmeyenler,
Hayatını berbat eder.

İster kurusun ye,itersen yaşı,
Cumaova'sın da hasat yarışı.
İşte bu ovanın dağı ve taşı,
Üzümü veren de toprağın hası.

Turgut der bu ne güzellik?
Çeşidinde var bir özellik.
Bağda durur salkım üzümler
Mümkünü olsaydı biz gezerdik

T.İbiş

TORTUM ÇAYI'NIN BAŞINA GELENLER... 12/09/2012

12/09/2012
Tortum Çay'ı Dumlu ve mescit Dağların'dan doğup bir çok derlerden topladığı sularla,Tortum'un dağ köylerinden topladığı suları Alapınar,Esendurak,Tortumkale köylerinin oluşturduğu vadilerden Aksu kapıya oradanda gene Tortum'un dere köylerinden gelen sularla birleşerek Tortum Çayı'nı oluşturur.Bu vadinin adı Tortum Vadisidir.Bu suyun adı da tortum çayı'dır.Bu çayda kırmızı benekli alabalık ve sazan vardır.Toplanan sular Tortum şelalesine gider orada Elektrik üretilir.Tüm derelerin iki yanı yıllardır dağlardan sürüklenen alevyonlu topraklarla bereketli tarla,bahçe,çayır halini almıştır.Halkın geçim kaynağı meyvecilik,sebzecilik ve hayvancılıktır.Üretilen tüm ürünler doğaldır hormon bulunmaz.
         Yıllardır bu vadilerden özgürce akan sular,ne yazık ki çok uluslu şirketlerin iştahını kabartmaktadır.Elektrik üretmenin çok yolu var.Gariban halkın ekmeğine neden göz dikilir? HES adı altında elektrik üretimine tahsis edilen bu sular yüzünden köylerde olacak olayları düşünmek bile istemiyorum.Çünkü su olmayınca hayat olmaz hayat suya bağlıdır.Köylülerim kaderinizi başkalarının emrine bırakmayın,mücadele edin.Bu sorun yalnız Tortum'un değil tüm Türkiye'nin sorunudur her yerde durum aynıdır verilen mücadelelere destek olun.Uzundere'li lerin eğlemleri hafızalardan silinmedi onları candan destekliyorum.Herkese selam ve saygılar.

10 Eylül 2012 Pazartesi

HAYVANLAR ALEMİ... ...


Resimler hayvan alemi,
Her yazanın var kelemi.
Hayvanları seviyorsan,
Sırayla gör resimlerini.

Hayvanlarım çeşitlidir,
Büyüğü, küçüğü vardır.
Hepsinde ayrı güzellik,
Yaradanın emeği vardır.

Hayvan deyip geçmeyin,
Onlar bir düzende yaşar.
Bu yaşantıyı görenlerin,
Hakikaten akılları şaşar.

İster insan,ister hayvan
Hepsine elbet bakar ana.
Anneleri yavruları için,
Katlanırlar her zorluğa.

Minikler de çok güzel
Bakımları zor ve özel
Sevgi ve şefkat bekler
Anneler çok çile çeker

Anneler hep cefa çeker,
Yapar yavrusuna emekler.
Sakınmaz hiç zorluktan,
Her zaman yuvayı bekler.

Hayvan doğanın parçası,
Ben de severim açıkçası.
Hayvanları hor görenler,
İnsanlığın da yüz karası.

Turgut hayvanlarını sevdi,
Hem ekmek,hem su verdi.
Bu resimleri sizlere derdi,
Albüme çok emek verdi.

TURGUT İBİŞ
İZMİR 10 Nisan 2011







5 Eylül 2012 Çarşamba

GÜZELE!...

Güzel görünce açılır gözlerim.
Dilimden dökülür güzel sözlerim.
Ben seni her zaman kalpte gizlerim.
Çoktandır görmedim seni özlerim.

Güzellik görünce açılır içim,
Seni sevmek ise bu benim suçum.
Senden uzak kaldım sevgine açım,
Çoktandır sevmedim seni özlerim.

Bilmem hayalde mi yoksa düşte mi?
Bilmem sonbaharda,yoksa kışta mı?
Yemekten kesildim sorun dişte mi?
Çoktan beri yazamadım özlerim.

İbiş'im saygıda kusur eylemem.
Nerede kaldın sen,söyle de gelem.
Kusurumu  söyle ben nerden bilem.
Çoktandır uyumadım,seni özlerim.
T.İbiş

2 Eylül 2012 Pazar

GÖREMEDİM.


Zirvelerin sıra olmuş dizili,
Güzelliğin bu Kaçkar'a yazılı.
Dağların içinde dünya güzeli
Göremedim seni ona yanarım.

Güneşin hoş doğar dağar üstüne
Selam olsum yarenime,dostuma.
Kayaların sanki selama durmuş
Göremedim seni ona yanarım.
T.İbiş

1 Eylül 2012 Cumartesi

KOBEDAK DAĞCILARI.

KOBEDAK'ın dağcıları
Kaçkar'a tırmanmışlar.
Gördükleri manzaradan
Ağzı açık kalmışlar.

Kaçkar'da hava temiz
Buzul gölü sanki deniz
Ben oraya gitmedim henüz.
Kobedak'ın dağcıları.

Beş erkek var bir de Itır
Dağda yürür patır patır
Beni de oraya götür
Kobedak'ın dağcıları.

Tırmanmışlar altı kişi
Belli biliyorlar işi
Bir de orda görün kışı
Kobedak'ın dağcıları

Turgut der ki sözüm size
Selam olsun hepinize
İyi bakın kendinize
Kobedak'ın dağcıları
T.İbiş


30 Ağustos 2012 Perşembe

KAÇKAR

Uzakta bir köy var narin mi narin,
Kaçkar'ım güzel mi senin her yerin.
Bağrında açıyor renk çiçeklerin.
Bu yüzden severim Kaçkar'ım seni.

Sevdalı arkadaş resim yollamış
Yollamış ta tüm resimleri sollamış.
Bu güzellikler,Kaçkar senin eserin,
Bu yüzden överim Kaçkar'ım seni.

T.İbiş

28 Ağustos 2012 Salı

HAŞHAŞ

Turgut haşhaş tarlasında,
Yavaş yavaş geziniyor.
Ufukta bir gezi mi var.
Niye böyle süzülüyor?

Haşhaş dediğin bitkinin
Mor ve beyaz çiçeği var.
Yaradandan bir dileğim,
Haşhaş olsun bütün dağlar.
T.İbiş

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Kaçkar'ım

Gene duman almış başların senin
Gölüne girenler ıslanır senin.
Ovit yaylasında kışların senin.
Dünyalar incisi Kaçkar'ım benim.

Ovit yaylasında gölün başında
Yeşiller içinde yemek pişiyor
Bu çorba pişince hemen içmeli
Yaylalar yaylası Ovit'im benim.

Karşıda güneş var gölgesi suda
Benim aradığım güzellik burda
Sırtlarında gezen ceylanın nerde?
Güzeller güzeli kaçkar'ım benim.

Böyle renk uyumu olurmu deme
Sarı çiçekleri yolayım deme
Çiçeği,yeşili sevmezsen gelme
Dağların alası kaçkar'ım benim

İbiş'm bu dağa daha ne derim
Bu dağ başları serin mi serin.
Bir daha ki seneye ayırın yerim
Güzeller güzeli Kaçkar'ım benim.

T.İbiş