30 Mart 2013 Cumartesi

OKAN'A.

Gönlümüz bir deryadır,
Her rüzgara kucak açar.
Sen, gönlüne söz geçir,
Sonra kalmayasın naçar...

Bu senin güneşin elbet,
Sarı ve sıcak kalacak.
Havada bir kuş uçuyor,
Bunun sonu ne olacak?

Turgut İbiş


BABAM.

Bırakıp gittin buradan,
Fotoğraf elimde kalan.
Şefkatin bizlere kaldı
Babamdan ötesi yalan.

Malı mülkü kaldı bize,
Vasiyet var hepimize.
Biz vasiyet tutamadık,
Yazıklar olsun bizlere.
Turgut İbiş

KANGAL

Sahibine çok gurur verir,
Güzelim Kangal köpeği.
Sürüsünü güvenle korur,
Fedakâr kangal köpeği.


Sürülerin tek güvencesi
Sivas,Kangal ilçe insisi
Çobanın en iyi eylencesi
Fedakâr kangal köpeği.
Turgut İbiş
 

TIRTIL.


Hacı bey tırtılın çok yakışıklı
Kırk ayağı var kırkı da nallı
Sırtında benekleri var canlı
Bu kırk ayağa yol mu dayanır.

He adım atışta ne kadar gider?
Acep yorulduğunda ne yapar?
Satılık olsaydı ne kadar eder?
Bu kırk ayağa yol mu dayanır?...
Turgut İbiş



CİVCİV


Yumurtadan çıkmış,güzel yavru
Çalımından belli horozun oğlu
Horozum çöplükte eşine dursun
Bu tavuktur tüm kümesin gururu

Kara tavuğun bir tek yavrusu,
Ayaklar çıplak doğmuş doğrusu.
Anası yatmış yumurtanın üstüne
Yavru neden çıkmış taşın üstüne.

Ana tavuk karadır,kendisi beyaz.
Kaçmaya hazırdır belli ki bu yaz.
Anasının sözü geçmez yavruya,
Bu civciv anadan doğma haylaz.
Turgut İbiş

AĞRI DAĞI


Bugünkü zaman böyle bir yerde,
Çiçek tarlası bulmak çok zordur.
Başında karı var manzara güzel,
Ancak bu güzellik Iğdır'da olur.


Ağrının başın hep kar bulunur,
Oraya çıkması inan ki zor olur.
Kuytu yerlerinde buzullar olur,
Ağrıyı görmeye çok turist gelir.
Turgut İbiş

KAYALAR


Sütunları kayalardan yontmuşlar,
Çok da güzel ustalık yapmışlar.
Ömür bitip bu diyardan gitmişler,
Sonradan gelenler,talan etmişler.

Dağcılar sırayla oturur koltuğa,
Yaslanmışlar bir güzel de duvara.
Eğer koltuk makam için olsaydı,
Hiç bir zaman gidemezdiniz oraya.

Eskiler taş koltuklarda oturmuşlar,
Bizimkiler ceylan derisini beğenmez.
Adamın duvarı yüz yıllardır ayakta.
Bizim duvarlar pek fazla dayanmaz.
Turgut İbiş



TARİHİ ESERLER


Köşe,bucak tarih kokar,
Antalya'nın,Bodrum'un.
Her devirde adı geçer,
Benim güzel yurdumun.

Tarihe tanıklık eder,
Ören yeri duvarları.
Bugün bile seyredilir,
Bu sahnede konseri.

Yıllar önce yapılmış,
Böyle güzel eserler.
Bize seyretmek düşer,
Öğrensin yeni nesiller.

Hayran oldum eserlere,
Bu sütunları yapanlara.
Güzellikler yakışmıştır,
Böyle keyif çatanlara.

Eller yapar,biz yıkarız,
Sonra da gelir bakarız.
Tarihten ders almayız,
Her gün aynını yaparız.

Tarihin tanığı bunlar,
Yıllardır çevreye bakar.
Hilesi hurdası yoktur,
Yaptıklarını iyi yapar.

Sütunların uzunca boylu
Çok eskiden yapmışlar.
Buraları görmüş turistler,
Durup da hayran olmuşlar.
Turgut İbiş





VATAN


Yanarsa bizim ellerimiz,
Kesilirse de kollarımız,
Sussa bizim dillerimiz,
Bu vatanı veremeyiz.

Vatan için yaşarız biz,

Ölürüz biz bin diriliriz,
Biz bağımsız yaşarız,
Bu vatanı veremeyiz.
Turgut İbiş

GÜL.


Gül değince ağlar gülerken güler
Yaz,baharda açan gülüm var benim.
Herkesin yaşamı gülmek içindir,
Duvarları süsler gülün var benim

Gülün yenen meyvesi hiç olmaz imiş,
Her mevsim bulunur hiç solmaz imiş.
Gül sevenin gönlü hiç dolmaz imiş
Seven gönülde açan gülüm var benim.
Turgut İbiş



BAYRAĞIM


Bayrağımın bu duruşu,
Türklüğü'me şan verir.
Damarımda dolaşan kan
Vücuduma hayat verir.

Rengin kanım rengidir,
Ay,yıldız sa vatanım.
Kanları sana helaldir,
Şehit olup her yatanın.
Turgut İbiş


MEŞE



Bu dağlarda tek başına, 
Yükselmiş sin bulutlara.
Gölgende dinlenen dağcı,
Yelken açmış ufuklara.

Mangal kömürü yaparlar,
Yakıp bütün meşeleri.
Meşe faydalı bir ağaç,
Sarmış bütün köşeleri.

Odununu insanlar için,
Yaprakları hayvan için,
Palamudu kimya için,
Bunları yakarlar niçin?

Turgut İbiş


RESİM


İki Romalı,asker konuşur gibi.
Mucize çok,kafam karışır gibi.
Montajdır bir şey diyemem ama,
Biri diğeriyle sevişir,öpüşür gibi.

Sanki tarihten çıkmışlar gibi,
Birbirleriyle neyi konuşurlar?
Tarihin bu akışı değişir belki,
Onlarda bu güne tez alışırlar.
Turgut İbiş

SANATÇIYA


Bakın karpuzda bir çiçek açar!
Ömrü uzun olmaz çabuk geçer
Sanatçılık zorlu güzel bir meslek
Ben ise bu işten kalmışım naçar.

Sanatçılarda vardır çok hüner,
Baksana karpuzu nasıl da işler.
Karpuzun her zaman içini yerler.
Dilerim her kese ben mutlu günler.
Turgut İbiş


KENDİME

Şiirlerle bu sayfada  tanıştım,
Derdimi kimseye açamıyorum.
Kafiyeli dörtlüklerle başladım,
Dörtlük yazmadan durayorum.


İyi midir,kötü mü bilmiyorum,
Sözleri peş peşe sıralıyorum.
Ara sıra da boşa karalıyorum,
Gene yazmadan duramıyorum.

Bütün şiirleri yazdım deftere,
Diğerleri kalsın başka sefere.
Bugün burada bitsin nihayet,
Başka dörtlük yazamıyorum.


Turgut İbiş





KAR


Karlar yağdı üstümüze,
Sevincimiz taşmış bizim.
Çocuklar gibi eğlendik,
Günümüz çok hoştu bizim.

Yağsa da umutlarıma kar,
Burada güzel manzara var.
Her kışın sonudur ilkbahar,
Onda da başka güzellik var.
Turgut İbiş


KAMP ATEŞİ


Gecenin bu karanlığında, 
Ocak başı sohbetindeyim.
Acep halimiz ne olacak?
Ben bunun derdindeyim.

Alevler bir adam boyu,
Yutuyor tüm karanlığı.
Üstümüzde ki mavi gök,
Seyrediyor bu olanları.

Ekrem ipekçi'im çekmiş,
Gördüğünüz bu kareyi.
Ormanda yetişen çamlar, 
Andırıyor sanki minareyi.
Turgut İbiş

AĞAÇ VETOPRAK


Bu resim çok şey anlatır,
Anlamak isteyenlere.
Anlamayana ne yapsan az,
Resim göstermek nafile,
Doğa insana ders verir,
Sakın almayın hafife.
Toprak ağaca,ağaç toprağa
Toprak suya,tohum toprağa
İnsan toprağa,insan suya
Kısacası tüm canlılar, 
Havaya,suya ihtiyaç duyarlar.
Daha da önemlisi, 
insan ve tüm canlılar toprağa
Gereksinim duyarlar.
Her şey toprakta olur.
Yediğimiz,içtiğimiz giydiğimiz,
Hepsi toprağın eseri.
Topraksız vatan olmaz.
Onun içindir ki toprak,
Vatandır,vatan kutsaldır.
Eğer ormanlar,bitki örtüleri olmasaydı,
Dağlarda,ovalarda,yaylalarda
Ekecek,dikecek,üretim yapacak
Bir parça toprağımız olmazdı.
Yağan yağmur,esen rüzgar 
Topraklarımızı sürükler denizlere taşırdı.
Yurdumuz çöl olur,
Yaşanacak yer olmaktan çıkardı.
Bu bir kısır döngüdür.
Birleşik kaplar misali,
Bir olmadan diğeri olmaz.
Toprağın,suyun,ormanların
Kıymetini bilelim.
Çünkü yaşamımız için, 
Bunların hepsi bize lazım.
Kökler sıkıca sarılmış toprağa,
Ağaçların kökleri gider derine.
Ağacın yaşamı toprağa bağlıdır,
Tabiat güvenir yarattığı eserine.
Ağaçların faydası çoktur,
Kökleriyle toprağı tutar.
Toprak ayrılıp gidince,
Sonunda ağaç hapı yutar.
Turgut İbiş


Erzurum


Tarihi bina Taşhan çarşı,
Tespih,ağızlık Oltu Taşı.
Mercimek pilav,ayran aşı,
Yaz benim olsun,size  kışı.

Erzurum'un serttir havası,
Soğuk suyu yüksek yaylası.
Palan döken besler Arası
Halkının var yaşam savaşı
Turgut İbiş

YILKI ATI.


Yılkı atı dağda özgür dolaşır,
Özgürlük özünde uçuşup gider.
Eğer onlar tehlikeyi sezerse,
Bir anda dağılıp kaçışır gider.

Yılkı atlar belli suya gelmişler,
Suyun başında seyre dalmışlar.
Dağın başında yaşam zor olur,
Liderin peşine düşer de gider.
Turgut İbiş

DAĞ


DAĞLARINA SEVDALANDIM, 
DAĞLAR BÜRÜNDÜ SARIYA,
HER TARAFTA ÇİÇEK AÇMIŞ,
HABER VER GELSİN ARIYA.

ZİRVELERİNDE KAR VAR,
YAMAÇLARI YEŞERİYOR.
VADİDE BİR DERE AKAR,
BİRAZ DAHA GÜRLEŞİYOR.
Turgut İbiş


HOMEROS VADİSİ.


Homeros Vadi'ye düştü yolunuz,
Hava çok soğuktu üşüdünüz mü?
Dalda ahlatları gördüğünüzde,
Yenilir mi,diye düşündünüz mü?

Ahlatlar dalında olmamış durur
Dağcılar bu dağda güzelce yürür
İkiz göl yanları çok güzel olur
Derdime çaredir güzelim dağlar.

Homeros Vadide göller sıralı,
İkiz göl de Homeros'un kralı.
Dağda yürümenin vardır kuralı,
Derdime çaredir güzelim dağlar.

Naki kardeş güzel resimler çekmiş
Güzel bir testiden bir şeyler içmiş
Dağda yürüyenler kendinden geçmiş
Her derde devadır güzelim dağlar."

Ahlatlar dalında olmamış durur
Dağcılar bu dağda güzelce yürür
İkiz göl yanları çok güzel derler
Derdime çaredir güzelim dağlar.
Turgut İbiş


CUMHURİYET KUTLAMASI.


Cumhuriyet verdi bize
Bağımsızlık ülkemize
Teşekkürüm sonsuz size
Atatürk'üm sana geldik.

Bize ne emekler verdin,
Bağımsızlık da öğrettin
Bence en yüce değer din, 
Atatürk'üm sana geldik.

Alanlarda bizler çok uz.
Yılgınlık ararsan yokuz
Yazık ki biraz suskunuz
Atatürk'üm sana geldik.

Cumhuriyetin gençleri,
Candan bağlı gönülleri
Senden aldık emirleri
Atatürk'üm sana geldik.

İşgalcileri sen kovdun
Yeni cumhuriyet kurdun.
Bizim için bir gurur dun,
Atatürk'üm sana geldik.
Turgut İbiş


ANKARA YOLCUSUNA.


Bayrağa durun selama,
O muhteşem Ankara'ya.
Günü güzelce kutlayın,
Bayrak inmesin yarıya.

Şazer kardeş uğur ola
Varıp gidin Ankara'ya
Sen bizin temsilcimiz.
Bakmayın siz olanlara

Engelsiz ol giderek gel,
Çıkmasın yolunda engel.
Zorluklar başarılacak,
Kimseler atamaz çengel.
Turgut İbiş

CANLAR...


Canlar dağılmışlar her bir tarafa,
Heyecan kalmamış neşe kalmamış.
Her kesin kendince sorunu vardır,
Hal hatır sormaya derman kalmamış.

Birlik olmayınca dirlik olmazmış,
Dirliği olmayanın yüzü gülmezmiş.
Taze Can'lar bir ve beraber olun,
Birlikte yaşamanın tadına varın.

Selam sevgi olsun burdan Can'lara
Bu selamlarımı duyurun heryana.
Her zaman her yerde yaşayın ama,
Bayramdan bayrama gelin yan yana.
Turgut İbiş

CANLARA!...


Bayramlarda,seyranlarda, 
Herkes birbirini ararlar.
Ne hikmetse anlamadım.
Bu canlardan ses gelmiyor.

Yoktur kimseden kimseye,
Dokunmaz zarar ne fayda.
Yaşam yerimiz Türkiyedir
Yaşamıyorsunuz ya ayda.

Geldik gidiyoruz biz hani,
Akrabalık ve dostluk yani.
Bunların kıymetini bilinip.
Önemli günlerde aranmalı.
Turgut İbiş

KANGAL KÖPEĞİ.



Köpekler düşmanı,affetmez asla,
Dost ile dostturlar,düşmanla haşa.
Yerlerde kar var,yatan da yasta,
Bunların vatanı Kangal,Sivas'da

Köpekler koyundan ayırt edilmez
Tam benzemiş koyunların rengine.
Sürüyü onlar otlatarak getirirler,
Rastlanmaz hiç Kangalın dengine.
Turgut İbiş


GÜN BATARKEN


İkiz adaların üzerinden,
Güneşin giden ışıkları.
Tanrım bu nasıl güzellik,
Yeşertiyor bütün umutları.

Güneşin ışık huzmeleri,
Aydınlatır tüm ufukları.
Bir de sabahtan izleyin, 
Parlayan güzel ışıklarını.

Gökyüzünde mavilik var,
yanlarda ki kızıl bulutlar,
Tepelerin de çok karanlık
Ancak yarına kaldı umutlar.
Turgut İbiş



KARA BULUTLAR


Güneş batmak üzeredir,
Belli ki akşam olacak.
Bulutlar çok karanlık,
Sonu felaket olacak.

Bu resme bakaraktan,
Söyledim olacakları.
Belkide bir şey olmaz,
Dağıtırım bu efkârımı.

Turgut İbiş

KÜSÜLMEZ


Gücenir sen ona edersin hasta
Bak yine edersin sitemi dosta
Hayal karanlıkta seraplar siste
Öyle bir kalemde küsülmez hocam

Sevilen uğruna göz yolda kalır
Kulak seste kalır söz dilde kalır
son bahar gelse de gül alda kalır
Umudun ağacı kesilmez hocam

Adı fal değil mi kır şu fincanı
Olgun gösterirmiş ak saç insanı
Yeşerir dal yaprak bekle nisanı
Yağmur rahmet derler içilmez hocam

Eskiler der her derdin çaresi vardır
İnsanın ömrünün süresi vardır
Bülbülünde gülden yarası vardır
Her yaraya bir tuz basılmaz hocam

Ahmed'in derdini deşene kadar
Güneş ziya verir aşana kadar
İnsanoğlu yaşar pişene kadar,
Un elenip elek asılmaz hocam
AHMET GEDİK 
Balıkesir 20.10.2012"

NAR


BAK NARLARIMIZ KIRMIZI
BELKİ TANIDINIZ  BU KIZI?.
KENDİSİ ÇOK HÜNERLİDİR,
BU DEDAKIN GENÇ YILDIZI.

NARLARIMIZ DALDA KALDI,
GÖZLERİMİZ YOLDA KALDI.
GÜZELİKLER YORDU BİZİ,
AKLIMIZ HEP ORADA KALDI.
TURGUT İBİŞ



DEDAK YEMEĞİ.


Bugün Dedaklı'lar yemek yediler,
Büronun salonda hep eğlendiler.
Geçmişlerini anıp,yadeylediler,
Gelecek günlere dilek dilediler.

Birlikte hareket,birlikte oyun,
Dağcılar,yemek senin günün.
Yemeğin de yenir,içilir suyun,
Benim anlattığım işte bu durum.

Yeni sezon hepinize hayırlı olsun,
Turgut bu sezonda yerini bulsun.
Alçak dağcılar isterse gelmesin
Dağcılar dağları yol eylesinler.
Turgut İbiş


BELENCE


Burası Manasır çeşmenin başı,
Bir söğüt vardı bilinmez yaşı.
Önü okul idi ve de bahçesi,
Benim ve dedenin ilk hatırası.

Söğüdün yerine yenisi bitti,
Okulun bahçesi kaybolup gitti.
Bunu yapanlar neler kazandı?
Mehmet'in emekler boşa gitti.

Manasır suyundan ben de içtim,
Okul bahçesini çok imar ettim.
Zamanı gelince oradan gittim,
Dönüp baktığımda talan etmişler.
Turgut İbiş




DEDEM VE NİNEM...



Tarihin eski yaprakları,
Çevire çevire hiç bitmez.
Bunlar Dedem ve Ninem,
Hayali gözümden gitmez.

Beni büyütüp okuttular,
Bana anne,baba oldular.
İyi günlerimi göremeden,
Onlar hemen yok oldular.

Sizler benim aslımsınız,
Ben çok severim sizleri.
Cennettedir hep yeriniz,
Terk edip gittiniz bizleri.

Turgut ibiş


ÇOBAN ÇEŞMESİNE


Çınar gövdesinden akan çeşmenin,
Acaba başka bir benzeri var mı?
Çınar olan yerde su olur derler.
Benim söylediğim yoksa yalan mı?

Çobanın dağlarda çeşmesi sulu,
Bu resmi görünce tanıdım onu.
Dağcılar çeşmede keyif yaparlar,
Bazen gür akar çoban çeşmesi.

Çobanım içer bir tas suyunu,
Koyunda alacak elbet payını.
Sürülerin kuruttular soyunu,
Davar üretmenin zamanı geldi.

Bizim çoban malı suya getirdi,
Köpekleri gölgesinde yatırdı.
Çadırına su doldurup götürdü,
Çobanın işine kurban olurum.

Ardıç ağacının gölgesi koyu,
Ağamız buradan içiyor suyu.
Yanındaki attan boylu görünür,
Böyledir bizim ağanın huyu.

Tarihi çeşmesi buz tutmuş suyu,
Her taraf karlıdır bu kışın huyu.
Burada yaşamak isterdim amma.
Gene de kalamam ben uzun boylu.

Yeşilin tonu var,ağaçlar boylu
Gölgeler iniyor,koyu mu koyu.
Şelaleden akan köpüklü suyu,
İçip de gitmenin zamanı geldi.
Turgut İbiş


BİR FOTOĞRAF


Güneşin ışığı hep bana vurmuş,
Yeşil elbiseler ne güzel uymuş.
Benim arkamda Musa  durmuş,
Dedak yürüyüşleri güzel olurmuş.

Güneş ışıkları geçer üstümden,
Ona hayran kalır,beni seyreden.
Soğuk sular içtik akan dereden,
Hareket vaktinde indik tepeden.

Turgut İbiş





ULU DAĞ ZİRVESİ.


Zirveyi görmüştür dağcının önü,
Kuyruk çok uzun ya göründü sonu.
Dağcılar her zaman yaparlar bunu,
Ekrem İpekçi'nin doğrudur yönü.

İmrendim sizlere gelemedim ben,
Yakından da olsa göremedim ben.
Uludağ'da kış her zaman güzel,
Bu manzaraya doyamadım ben
Turgut İbiş