9 Ocak 2008 Çarşamba

GELECEĞİNDEN UMUTLU OLANLARA

İnsan hayal ettiği müddetce yaşar.İyi de neyi hayal edelim ki ümitle yaşayalım.
Yıl 2008 oldu herkes geleceğinden emin olmak istiyor,ama nasıl? Şartlar ortada varın kendiniz karar verin.Yurdum 420 milyar dolar borçlanmış sattığı aldığını karşılamıyor,bütçe her yıl bir önceki yıldan fazla açık veririyor.TC dış ülkeler, İMF ,dünya bankasından %17 ile borçlanıyor,
ülkemize giren sıcak para yani döviz ABD kasalarına %4 ile faize yatırılıyor. Düşünün bakalım!.
hangi iş adamı yada tüccar 17 ye aldığını 4 e satar?Bu durum yukarda anlattığım işe benziyor.
İşte bu sebepten ötürü geleceğe umutla bakamıyorum. Dahası var,Sayın Turgut Özal Hükümetleri yeri geldi % 100 zam verdi,Sayın Bülent Ecevit hükümetleri %25-30 verdi
işçi,memur sokaklardaydı ,kimse memnun değildi.Şimdi işbaşındaki hükümet 6 yıldır işçi,memur,dul ve yetime en fazla%10 ,en düşük%4 zam veriyor hiç kimseden işçi, memur
sendikaları ve saygı değer basınımızdan hiç ses çıkmıyor.Üstelik enflasyonun düştüğünden
istikrardan söz ediyor insanları şartlandırıyor, beyinlerini yıkıyorlar.Aslında enflasyonun düştüğü filan yok borçlu bir ülkede, işsizliğin arttığı bir ülkede istikrardan söz etmek mümkün mü?Bir ata sözü vardır'' birisinden borç alırsan sonra ondan emir alırsın der''.Biz şu an sıfırı tüketmişiz,ekonomimiz her an patlama noktasında iş adamlarımız rahatsız ama ses çıkaramıyor,muhalefet partileri de kendi iç işleri ile uğraşıyor ,basın dersen hepsi hükümetin borazanı olmuş ,dertleri Atatürk'ten ve laik anayasadan kurtulmanın yollarını aramakta.
Diyeceğim şu ki şartlar böyle iken ülkemin başbakanı belki 150 kez yurt dışı seyyahati gerçekleştirdi neyi çözdü, ülkeme ne kazandırdı?Bu gezilerin masrafı ile acaba kaç fabrika yapılırdı da insanlar iş ,güç sahibi olurdu.Ben şahsen 60 yaşındayım az çok medyayı takip ederim hiçbir ülke liderinin bizimkiler kadar dış gezi gerçekleştirdiklerini görmedim, duymadım.
Duyan,gören,bilen varsa bana da söylesin,beni ikna etsin.
Tüm Türk çalışanı işçisi, memuru ,emeklisi,dul ve yetimi gibi bende gelen 2008 yılından çok şey bekledim. Hani diyorlar ya enflasyon düştü işler tıkırında ekonomimiz düzeldi öğleyse hükümet yeni yılda bol zam verir diye umutlandık. Birde baktık ki %2 vermiş herkeste hayal kırıklığı öte yandan elektiriye %15 diğer vergileri ile% 18 i buluyor.Elektiriye zam gelince adını saymaya lüzum yok iyneden ipliye her şeye zam kaçınılmaz oluyor.Maşallah esnafımızda da vicdan kalmamış serbest piyasa deyip herkes istediği ürüne istediği kadar zam yapıyor.
Dolayısıyla, hani hoca eşeğine arpa verirken kör tarafından verirmiş .Bizim hükümetimizde aynı politikayı uyguluyor 2 veriyor 15-20 alıyor.Sayın Başbakanımız her fırsatta televizyonlara çıkıp
valilere'' kapı kapı dolaşın vatandaşlarıma kömür dağıtın ''diyor.Bende diyorum ki Sayın Başbakanım ülkemin insanlarına geçinecekleri kadar para ver de fakir fukara edebiyatı son bulsun ,kimse kimseye el açmasın ve kimsenin gururu kırılmasın.
Bir konuya daha değinmek istiyorum hani bir zamanlar AB ye girdik diye gündüz vakti Ankara'nın göbeğinde havai fişek patlatanlardan bugünlerde hiç ses çıkmıyor.AB ortakları açıkça biz Türkiye'yi bu ortaklığa almayacağız dedikçe biz hala içeri gireceğiz diye kapı önünde yetim çocuklar gibi bebliyoruz. Bu olaylar beni ve benim gibi düşünen milyonlarca insanımızı
rencide ediyor.Sevinen yok mu ? derseniz satılmış kalemşörler,sorosun çocukları,bölücüler,
yerli işbirlikçiler,özelleştirme yoluyla ülkeyi soyanlar elbette ki çok memnunlar.
Daha ne diyeyim fazlaca yazacak şey var amma yukarıda anlattıklarım ışığında birazda siz kafa yorun ve ona göre kararınızı verin.Herkesin yeni yılını kutluyorum sevgiyle kalın.