10 Şubat 2008 Pazar

ÖMER HAYYAM YOKUŞU

Bizim semtin taksi şoförleri, ''Beyoğlu'na...'' deyince sorarlar:
''Kasımpaşa'ya inip Ömer Hayyam'dan çıkalım mı?
''Kimdir Ömer Hayyam?Şair diyen de çıktı, bestekâr diyen de, şarkıcı diyen de...
Bize göre en doğrusunu birisi söyledi:''Büyük bir insan!''
''Nereden çıkardın büyüklüğünü?
''Büyük adam olmasa bu yokuşa adını vermezlerdi!
''Bu da bir ölçü ama, her zaman değil!
***''Berfin-Bahar'' dergisi 2008'e ''Ömer Hayyam'la girmiş''.
Yazarlar, çağının önemli bilginlerinden, düşünür, matematikçi, şair Ömer Hayyam'ı değerlendirmişler.
Ömer Hayyam, 12. yüzyılın ilk yarısında bugünkü İran'ın Horasan-Nişabur bölgesinde yaşamış. Şiirleri divan edebiyatında ''Rubai'' denilen dörtlüklerden oluşan, matematikçi, gökbilimci, dünyayı ve yaşamı sorgulayan, düşündüğünü özgürce söyleyen, bağnazlıklara karşı olan Hayyam'ın yazdıkları bugüne kadar dilden dile çevrilmiştir.
***Özellikle içkiyi konu alan rubaileri, içki içenlerin savunma silahı gibidir.
Bir örnek:
''Bir hadis-kutsi diyor ki
İç, dinine düşman olanın kanı helaldir.
Şarap da dinimin düşmanıdır
İçerim vallahi helaldir.
***Sokrat, Milat'tan 400 yıl önce ''Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir'' demiştir.
Ömer Hayyam da aynı şeyi söyler:
''Gönlüm bilgiden yoksun olmadı
Gözlere özgü bilmediğim kalmadı
Dedim ama aklım başıma gelince
Görüyorum ki hiçbir şey bilmeden ömür kaydı.''
***Ömer Hayyam'a göre insanın yaşam biçimiyle Tanrı'nın insana biçtiği söylenen yaşam biçimi birbirine karşıttır:
''Tanrı'nın dileği değil benim dileğim
Öyleyse nasıl muradıma ererim
Tanrı'nın isteği doğruysa eğer
Baştan sona yanlış benim isteğim.''
***Ömer Hayyam'ın şu ''rubai''sini alın, Ankara'nın en yüksek yerlerinden birine asın ve altına ''İşte biz buyuz!'' yazın...
''Bir elimizde Kuran, bir elimizde kadeh
Gâh helal ehliyiz, haramzadeyiz gâh
Şu gelişmemiş gökkubbenin altında
Ne saltık kafiriz, ne saltık müselman.''
***Ömer Hayyam, yasaklanan her şeyin insan yaşamına, sevincine engel olduğu kanısındadır, yasaklanmış her şey hoştur:
''Şarabı çirkin kötü diye yermiş şeriat,
Şarap hoştur, hele içilirse bir güzelin elinden
Haram kılınmış, tadı acıymış seviyorum acısını
Doğrusu, hoş olan her şey haram şeriatın dilinde.''
* * *Ömer Hayyam, ömrünün son yıllarında dahi kaba sofuluğa isyan eder, yaşama sevincini haykırır:
''Kaba sofuluk ve tövbe yazısını çizeceğim.
Ak saçlarında şarap içmeye niyetleneceğim
Ömrünün kadehi yetmişini doldurdu
Şimdi coşmasam ne zaman coşacağım''
(Bu rubailer Abdülbaki Gölpınarlı'nın ''Ömer Hayyam Rubaiyat'' kitabından alınmıştır.)
* * *Herhalde bundan sonra bu yazıyı okuyanlar Kasımpaşa'dan Beyoğlu'na çıkan yokuşa adı verilen Ömer Hayyam'ın kim olduğunu az çok anlayıp tanımışlardır.Lakin önümüzdeki günlerde biri çıkar, yokuşun adını değiştirirse de hiç şaşmayın, biz şaşmayız da...h.pulur@milliyet.com.tr

YIL 2008

Yeni yıl geldi hoş geldi, bakalım günümüz yaşantısında ne değişti:
1. Ekonomistler ve iş çevreleri kriz korkusu içindeler ekonomi iyi değil.
2. Her şeye en az %20 dolayında zam gelmiş.
3. Pahalılık almış başını gitmiş, çarşı, Pazar esnafı kan ağlıyor.
4. Halk hastane kapılarında sürünüyor, parası olmayan hizmet alamıyor.
5. Borsa düşüyor sanki yükselse Türkiye'nin borcu azalır, itibarı artar.
6. Ülkemin basın yayın organları hükümetin sözcülüğünü yapıyor.
7. Basınımızın görevi tarafsız olarak gerçekleri yansıtmak olmalıdır.
8. Başbakanımız TC'nin valilerine vatandaşlara kömür vs. yardımlarını bizzat verin diyor. Devletin valisi kamyona biner de kömür dağıtır mı? Bu nerede görülmüş, yardımları organize eden devletin kurumları yok mu? Devletin görevi işsizine iş vermektir sadaka toplumu yaratmak değil.
9. Olmayan doğal gaza zam geliyor, gazı kesen ülkeye hükümetimiz bir yaptırım uygulayamıyor.Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken hükümet ve yeni bulduğu ortağı ile birlikte insanlara daha demokratiklik ve özgürlük için üniversiteye türbanlı kızlar girsin diye Anayasa değiştirme yasa tasarısını meclise sevk edip muhalefete rağmen çıkardılar. Bu durum tüm yurtta olumsuzluk yarattı sivil toplum örgütleri sokaklara döküldü protesto ettiler.
Şimdi sıra yargı organlarını susturmaya geldi onun içinde Yargıtay kanununda değişiklik yapmak istiyor. Bu olanları basanımız ne yazık ki vatandaşa aksettirmediği gibi birde alay ediyor.
Basınımızın değerli bir kalemi olan Necati Doğru bazı köşe yazarları için bakınız ne sıfatlar yakıştırmış kararı siz verin. Onun sayfasından buraya alıntılıyorum soyadlarını siz koyun.
karga kışlayıcı Hasan...
Evlek açıcı İsmet...
Tohum atıcı Fehmi...
Tarlayı sürücü Taha...
Üfürükçü hoca sakallı
gübre serpici Ahmet...
Irgata ekmek-yoğurt tayıncı Nazlı...
Ayrık otu temizleyici Şahin...
"Bir güzel sözde sayın ana muhalefetimizin lideri Sayın Deniz Baykal söylemiş ne güzel.
"Mezbahaya götürülen dananın, kasabın bıçağını yalayarak kendini kurtarması mümkün değildir." Diyeceğim bu kadar esen kalın.