9 Şubat 2010 Salı

Düşse de,O Kadar da Kendiliğinden Düşmez

Efendim,adamın birinin çok önemli,değer
verdiği bir uzvu hastalanmış,solmuş,
pörsümüş;hemen en iyi doktora başvurmuş,
kime gitse hepsinin yanıtı aynıymış:
-Bunu kesmek gerek!
Başına gelen illetin derdiyle üzgün adam,bir
kahvede oturmuş derin derin düşünürken,
yoldan geçen bir dostu görmüş bunu,hemen
seğirtmiş yanına ve sormuş:
-Hayrola suratından düşen bin parça,neyin
var senin?
Adam bir iki mırın kırın etmiş,sonra dedini
açmış dostuna.
-Aman sen de,demiş arkadaşı;dert ettiğin
şeye bak,ben gittiğin doktorların
hocasını tanıyorum.Seni on göndereyim,
mutlaka bir çare bulur.
Bizimki arkadaşından adresi almış,doktora
gitmiş.Doktor muayenesini yapmış,hastasına
"giyinin"dedikten sonra,oturup karşısına
sormuş:
-Daha önce başkalarına gittin mi,gittiysen
kimler?
Adam gittiklerini teker teker saymış,hepsinin
de"keseceyiz" dediğini söğleyince hocaların
hocası kızıp söyleniyormuş.
En sonunda hastasına şunları söylemiş:
-Bütün bunları ben yetiştirdim,ama doğru
dürüst eğitememişim.Hepsi "keseceyiz" dedi
ha,demek hiçbiri adam olamamış.Kesilir mi
evladım bu?
Durup derin bir nefes almış eklemiş:
-Zaten 15 güne kadar kendiliğinden
düşecek!
Not:Bu fıkra Cumhuriyet Gazetesi yazarı
Ali Sirmen'in yazısından alıntılandı.